Lernen Sie, wie man bağırmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Tom bana bağırmak zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten yüksek sesle bağırmak zorunda mıydın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiçbir yere götürmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Birine bağırmak istiyorsan, bana bağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bağırmak zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak zorunda değilsin. Seni duyabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bağırmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bağırmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bağırmak zorunda değildi. Biz yine de onu duyabilirdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bağırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duyulmak için bağırmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Avazının çıktığı kadar bağırmak zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak tamamen gereksizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak hiçbir şeye yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami evinde kimseye bağırmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak şarkı söylemek değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmak yok!
Translate from Türkisch to Englisch