Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bağlı"

Lernen Sie, wie man bağlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, prensibine bağlı kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, vahşi köpeğin bağlı tutulmasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğimizi bağlı tutmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

O artık ebeveynlerine bağlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçekten ne zaman olacağına bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi Tom anne-babasına çok bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
Translate from Türkisch to Englisch

Projen için onun desteğine bağlı kalamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın için planlarımız havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary küçük kıza çok bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diyetine bağlı kalmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolları bağlı şekilde sadece izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, orijinal plana bağlı kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrı'ya "inanmak"la neyi kastettiğine bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Orijinal planıma bağlı kalıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma bağlı olarak; bazen öyledir, bazen değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarımız sizin çabalarınıza bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeye uzun süre bağlı kalamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolları bağlı duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gezimiz havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Terfi etmem onun kararına bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey sizin kararınıza bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeye asla uzun süre bağlı kalmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hayatı hakimin kararına bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolları bağlı şekilde kanepede oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkalarına bağlı olmak sık sık gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Gidip gitmeyeceğimiz havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar her zaman köpeği kapıya bağlı tutar mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ellerim bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunun sonucu onun performansına bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliyet mücevherleri kilit ve anahtara bağlı tutulur.
Translate from Türkisch to Englisch

O sözüne bağlı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bağlı olma.
Translate from Türkisch to Englisch

İsteğe bağlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona bağlı olduğu için, insanlığın geleceği belirsiz kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sonunda Mary'nin kulağına bağlı bir telefon olduğunu fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Polisler bodruma girdiğinde Tom'u ağzında bir koli bandıyla bir sandalyeye bağlı buldular.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim mutluluğum insanların mutluluğuna o kadar bağlı ki şaşırırdın.
Translate from Türkisch to Englisch

Problemi çözmek isteyip istememem sizin bana karşı olan tutumunuza bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek, bize ve neslimize bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu senin kararına bağlı.

Ne yapacağın sana bağlı.

Ne yapacağımız sana bağlı.

Bu bana bağlı.

Yaralının hayatı, bir an önce hastaneye yetiştirilmesine bağlı.

Bize bağlı firmalarda fiyatlar aynıdır.

Polisler odaya girdiğinde, Tom'u bir sandalyeye bağlı buldular.

Bu konuda pek emin değilim. Sanırım duruma bağlı.

Nerede oturduğuna bağlı olarak sahneyi göremeyebilirsin.

Tom'un elleri arkasında bağlı.

Tom işine bağlı görünüyor.

O onlara bağlı.

O size bağlı.

O ona bağlı, bana değil.

O tamamen onlara bağlı.

O tamamen ona bağlı.

O tamamen onlara bağlı olacak.

O tamamen ona bağlı olacak.

Tom'un bağlı olduğunu biliyorum.

Artık Tatoeba kullanıcılarının, herhangi bir çeviriye bağlı olmamaları şartıyla kendi cümlelerini silme olanağı var.

O sizin bakış açınıza bağlı olabilir.

Bu size bağlı.

Tom eşine bağlı.

Bu işteki başarımız senin gayretine bağlı.

Her şey onun cevabına bağlı.

Tom oldukça işine bağlı, değil mi?

Bilmiyorum. Bu fiyata bağlı.

Hayat bir yayla bağlı değildir ama o hâlâ bir hediyedir.

"Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

Burada konuya bağlı kalabilir miyiz?

Gerçeklere bağlı kalabilir miyiz, lütfen?

Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.

Bana söylediğine bağlı olarak, ben gitmek istediğimi sanmıyorum.

"Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."

Bu size bağlı değil.

Onu alıp almayacağımız size bağlı.

Programa bağlı kalmalıyım.

"Ne zaman geri geleceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

Final notuna gelince, bu senin final sınavına bağlı.

Tom'un bir şeye bağlı olduğunu biliyordum.

Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.

Kolej üniversite ile bağlı.

Bir diyete bağlı kalman gerekiyor.

Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.

Tom bunun bize bağlı olduğunu söyledi.

Tom onun size bağlı olduğunu söyledi.

Ne olursa olsun acı sona kadar ilkelerime bağlı kalacağım.

Ne olursa olsun sonuna kadar ilkelerime bağlı kalacağım.

Sonuçlara bağlı kalmalısın.

Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.

İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.

Ne zaman geri geliyorsun? Bu tamamen havaya bağlı.

Sen buna bağlı olabilirsin.

O büyük oranda içeriğe bağlı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch