Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "baş"

Lernen Sie, wie man baş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Baş ağrısı çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Maskeler polenlerden bile daha küçük sarı kum tozunu ne kadar iyi engelleyebilir ki?Sanırım o polenden oldukça daha fazla baş belasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarım baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Raskolnikov, Dostoyevski tarafından yazılan Suç ve Ceza isimli kitabının baş kahramanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu zor durumla kim baş edebilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen, babanızın ölümüyle ilgili baş sağlığı dileklerimi kabul edin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir baş selamı ile varlığımı kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O çocuk tam bir baş ağrısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk bir baş belasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, babasının ölümünden sonra ailesi için baş vurulacak tek kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ancak baş oyuncu kendi hatalarının farkında.
Translate from Türkisch to Englisch

Resim baş aşağı asılı.
Translate from Türkisch to Englisch

Resim baş aşağı asılı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çöpten kurtulmak yetkililer için büyük bir baş belası haline gelmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Acil bir durumda birikimlerine baş vurabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yardımın olmasaydı, zorlukla baş edemezdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta her zaman bir baş ağrısından şikayetçi.
Translate from Türkisch to Englisch

Baş ağrısı için ne önerirsiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllardır, Tom migren baş ağrısından çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün berbat bir baş ağrım vardı. Bulunmama nedenim oydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom berbat bir baş ağrısı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom baş ve ilk parmağı arasında bir sivrisinek yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hiçbir zaman senin baş ağrını tedavi etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece hafif bir baş ağrım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün geceden bu yana hafif bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken bir baş ağrısından şikayetçi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim baş ağrım geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bir baş belasısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir baş belası.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç baş ağrını geçirecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Hafif bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse onunla baş edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Baş ağrım geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kötü bir baş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Baş parmak tırnağımı kırdım.

O benden bir baş uzundur.

Bir baş sallama bir onay işaretidir.

Şimdi hafif bir baş ağrım var.

O, bir baş ağrısından yakındı.

Tom sıcaktan baş dönmesi hissetti.

Asla güce baş vurmamalısın.

Bugün hafif bir baş ağrım var.

Baş vuracak bir şeyim yok.

Telefon bir baş belası olabilir.

Anksiyete ile baş edemedi.

Çiftler baş harflerini meşe ağaçlarına kazıdılar.

Çift baş harflerini meşe ağacına kazıdı.

Baş hemşire ile konuşabilir miyim?

Baş hemşire ile konuşmak istiyorum.

O, benden bir baş daha uzundur.

Oğlum en büyük baş belamdır.

O, çocuklarıyla baş edemiyor.

Seninle baş başa konuşmayı tercih ederim.

Baş ağrısından hastalandım.

Baş parmağıma iğne batırdım.

Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.

Baş ağrın aşırı çalışmaktan kaynaklanıyor.

Baş ağrısı için bir şeyin var mı?

Baş ağrım için iki aspirin aldım.

Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.

Annem sık sık baş ağrısı çeker.

Çocuklarla nasıl baş edeceğini bilmez.

Kardeşim resmi baş aşağı astı.

Son defa fincanı baş aşağı bırakma fikri neydi?

Tavsiye için baş vuracağı birine ihtiyacı var.

Bu ilaç baş ağrınızı yatıştıracaktır.

Baş yönetici ile tanıştım.

O zorluklarla baş edemediler.

Bu iş bir baş belasıdır.

Tom bir baş belasıdır.

Tom bütün gün baş ağrısı çekiyor.

Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.

Hafif bir baş ağrım vardı bu yüzden erken yatmaya gittim.

Baş nezlem var.

Onlarla baş edemiyorum.

Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.

Baş ağrım olmasaydı giderdim.

Bence onunla baş edebilirsin.

Sanırım kendim bununla baş edebilirim.

Sanırım onunla baş edebilirim.

Sanırım bu mesele ile nasıl baş edeceğimiz hakkında bazı fikirlerin var.

Durumla nasıl baş edeceğin hakkında Tom'la konuşmanı öneririm.

Nasıl baş ediyorsun?

Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.

Arkadaşın dememiş miydi “Ummadığın taş baş yarar.” diye?

Madem onu sevmiyordun, neden ona baş rolü verdin?

Bana baş öğretmeni bağlayın.

Kimse vefat eden baş öğretmen kadar iyi değildir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch