Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "başı"

Lernen Sie, wie man başı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kodaman Homer'in bile bazen başı öne eğilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat başı haber yayınlıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Penisinin başı kemerin dışına taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Babamın başı grileşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Aramızda kalsın, onun patronuyla başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sık sık başı ağrır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sözlü tacizle başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi onun başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch

O ne zaman başı derde girse kız kardeşinin yardımına sığınır.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane'in başı ciddi belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı ağrıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana saat başı on dolar ödenir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, başı ağrıyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun başı ağrıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun başı düşmeyle yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uykusuzluktan başı ağrıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne zaman başı belada olsa onun yanında oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı dertte iken benden yardım istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O başı belada olan insanlara yardım etmek için her zaman hazır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun başı dertte.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun başı ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı dertte mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı dertte.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı büyük dertte.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin başı ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Carol'ın başı ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı dönüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içeriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içermektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yeni şarkı büyük bir liste başı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom'un başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı büyük belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı ağrır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başı ile selam veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tur kişi başı ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch

Tur kişi başı ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch

Birinin başı beladaysa onlara yardım etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgilisinin yasa ile başı dertte.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her saat başı gittikçe güçsüzleşiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı ciddi belada.
Translate from Türkisch to Englisch

Başı belade olsa bile, Mac daime iyimserdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un başı beladaysa Mary bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Baş ol da ne başı olursan ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimin başı ağrıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne başı belli ne kıçı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lauren sanki başı ağrıyormuş gibi görünüyor.

Uçakta başı örtülü kadın görünce rahatsız olanlardan mısınız?

Tom'un başı bandajlı.

Şimdi Tom'un başı dertte.

Eski müdürün başı dertte.

İşten çıkarılacaklar listesinde başı sen çekiyorsun.

Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.

İnsanın başı daralmayınca Hızır yetişmez.

Her saat başı bir tren gelir.

Tom başı belada gibi görünüyor.

Onların başı belada olduğunda arkadaşlarına yardım etmen gerekiyor.

İşinden kovulduğundan beri onun başı belada.

Başı belada.

Birinin başı belada.

Sabah yataktan kalktığından beri başı dönüyor.

Tom bir şey söylemeden başı ile onayladı.

Tom'un daha önce defalarca başı belaya girdi.

Tom başı bir tür belada.

Tom ve Mary'nin başı belada.

Tom'un başı belaya girdi.

Tom'un şirketinin başı dertte.

Mary'nin yüzünden Tom'un başı belaya girdi.

Tom'un yüzünden onun başı belaya girdi.

Herkesin başı dertte.

Nancy caddenin karşısından beni başı ile selamladı.

Tom'un başı dertteydi.

Onların başı belada.

Tom'un asla başı ağrımaz.

Tom sözleşmesini başı ile onayladı.

Tom'un başı tekrar belada gibi görünüyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, paradoksal bir biçimde hukuken devletin başı olmasına rağmen hükümet içinde yasal bir konumu yoktur.

Tom, sanırım Mary'ye yardım etmemiz gerekiyor. Onun başı dertte gibi görünüyor.

Tom'un başı dertte gibi görünüyor.

Tom'un başı yine dertte.

Başı ağrıyor.

Bu çocukların her zaman ebeveynleri ile başı derde girer.

Tom her zaman başı dertte gibi görünüyor.

Polislerle başı hep derde giriyordu.

Tom'un başı belada değil.

Tom'un başı çok belada mı?

Birçok mahkumun başı vuruldu.

Antoine Lavoisier Fransız devrimi sırasında başı kesilerek idam edildi.

Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.

Onların evliliğinin başı dertte olduğuna dair söylentiler var.

Biletler kişi başı 30 $'dır ve pazartesi gününe kadar satın alınmış olmalıdır.

Dan ve Linda'nın başı dertte.

Bu kızların başı belada.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch