Lernen Sie, wie man başıboş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Tabiri caizse, o başıboş bir koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık başıboş bir çocuk değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle başıboş dolanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başıboş bir köpek tarafından saldırıya uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gün sokakları başıboş dolaştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Başıboş nereyi dolaşıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çocuklarını başıboş bıraktığı için John'u suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen başıboş geziyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un cesedi denizde başıboş yüzerken balıkçılar tarafından bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sığırlarının serbestçe başıboş gezinmelerine izin vermemeleri teşvik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların botları başıboş.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis, oğlanları bir sürü başıboş çocuğun olduğu Güney Pattaya iskelesinden aldığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başıboş bir köpeği kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başıboş bir köpek tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğerleri de başıboş araçların üstüne sığındılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahallemizde birçok başıboş köpek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygar ülkelerde sokaklarda yaşayan başıboş köpeklere pek rastlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kutuları başıboş bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch