Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "başından"

Lernen Sie, wie man başından in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ben başından beri bunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başından beri sürpriz parti hakkında biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O kitabı başından sonuna kadar okudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onu başından beri biliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu başından beri biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu başından beri biliyor olmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunu başından sonuna kadar izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitabın başından birkaç sayfayı atladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitabı başından sonuna kadar okudum.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri onun yalan söylediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni başından attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eylülün başından beri bu projede çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin senin nüfuzun altında olduğunu başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni başından atma.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri endişeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bunu en başından beri söylüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ta başından benim planımdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin çıkarcı olduğunu en başından biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, başından beri onun planıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, başından beri Tom'un planıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana güvenmediğini en başından biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana her şeyi en başından anlatmadıkça sana güvenmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer özel hayatından hoşnutsuzsan, sana Facebook'a kaydolmanı önenirim. Bunu başından defetmenin en iyi yolu budur.
Translate from Türkisch to Englisch

İşini başından savma.
Translate from Türkisch to Englisch

Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başından yara aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz başından itibaren aynı çizgide yayın yapıyoruz, çizgimiz hiç değişmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary, erkek arkadaşını başından attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından geçen her şeyi adım gibi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary, en başından beri büyük ölçüde birbirleriyle iyi geçinirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri benimle ilgili gerçeği söylemeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri haklıydın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu işin böyle gitmeyeceği daha başından belliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çocuğu bilgisayar başından kaldırabilene aşk olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri hatalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni gerçekten sevmediğini başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başından beri haklı olan kişiydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gün onu başından defetmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom İncili başından sonuna kadar asla okumadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Tom olduğunu başından beri biliyordun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bana olayları en başından anlatmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Hikayeyi başından sonuna kadar biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece onları başından at.

Tom mektubu başından attı.

Tom başından beri haklıydı.

Tom başından beri haklı.

Başından büyük işlere kalkışıyorsun.

Başından başla ve bana olan her şeyi anlat.

Neden beni başından savdın?

Başından beri dediğim bu.

Benim başından beri büyük bir şehirde yaşamaya hiç niyetim yoktu.

Tom tüm kitabı başından sonuna kadar okudu.

Beni kolayca başından savamayacaksın.

Şimdi klavyenin başından kalk ve bir neskafe yap kendine.

Başından başla.

Onun kız arkadaşı az önce onu başından attığı için aksiliği üstündeydi

En başından başlayalım.

Neden sadece başından başlamıyorsun?

Başından beri söylediğim bu.

Tom başından beri doğruydu.

Tom bir keskin nişancı tarafından başından vuruldu.

Ben sözlüğü başından sonuna kadar okudum.

Tom tüm yazıyı başından sonuna kadar okudu.

Tom tüm Kutsal Kitabı başından sonuna kadar okudu.

Sen her şeyi başından sonuna kadar okumak zorunda değilsin.

Tom kendini başından vurdu.

Tom başından beri yalan söylüyor.

Ben başından beri onu biliyordum.

Bu başından beri senin sorunundu.

Başından beri onları uyarıyorum.

Erkek kardeşim başından beri ona katlanamadı.

Plan başından beri başarısızlığa mahkum edildi.

Dan başından yaralandı.

Polis Tom'u başından ölümcül bir biçimde yaralanmış buldu

Tom kim olduğumu başından beri biliyordu.

Başından beri burada mıydın?

Bana başından sonuna kadar bir hikaye anlat.

Başından beri istediğin bu, değil mi?

Curdken ona doğru koştu ve onun başından bir tutam saç tutmak istedi.

Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.

En başından beri planın buydu, değil mi?

Tom ve Mary başından beri iyi geçindi.

Bazen başından beri senin haklı olup olmadığını merak ediyorum.

Başından beri yapamadığımı biliyordun.

Biz başından beri arkadaştık.

Hey, benim başından beri söylediklerim bu.

Tom'la başından beri birlikteyim.

Tom itirazlarımı başından attı.

Başından beri bana yalan söyledin.

Erkek kardeşim başından beri onu sevmiyordu.

Fadıl, uyurken Leyla'yı başından vurdu.

Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.

Uzun zamandır hiç yağmur yağmadı; Aslında, nisan ayının başından beri yağmadı.

Tom onu başından beri biliyordu.

Tom başından üç kez vuruldu.

Leyla, Sami'yi başından vurdu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch