Lernen Sie, wie man başından in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ben başından beri bunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başından beri sürpriz parti hakkında biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kitabı başından sonuna kadar okudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onu başından beri biliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu başından beri biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu başından beri biliyor olmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyunu başından sonuna kadar izledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitabın başından birkaç sayfayı atladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitabı başından sonuna kadar okudum.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri onun yalan söylediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni başından attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eylülün başından beri bu projede çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin senin nüfuzun altında olduğunu başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni başından atma.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri endişeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bunu en başından beri söylüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ta başından benim planımdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin çıkarcı olduğunu en başından biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başından beri onun planıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başından beri Tom'un planıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güvenmediğini en başından biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana her şeyi en başından anlatmadıkça sana güvenmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer özel hayatından hoşnutsuzsan, sana Facebook'a kaydolmanı önenirim. Bunu başından defetmenin en iyi yolu budur.
Translate from Türkisch to Englisch
İşini başından savma.
Translate from Türkisch to Englisch
Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başından yara aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz başından itibaren aynı çizgide yayın yapıyoruz, çizgimiz hiç değişmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, erkek arkadaşını başından attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından geçen her şeyi adım gibi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, en başından beri büyük ölçüde birbirleriyle iyi geçinirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri benimle ilgili gerçeği söylemeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri haklıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işin böyle gitmeyeceği daha başından belliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çocuğu bilgisayar başından kaldırabilene aşk olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri hatalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni gerçekten sevmediğini başından beri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başından beri haklı olan kişiydim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gün onu başından defetmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom İncili başından sonuna kadar asla okumadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun Tom olduğunu başından beri biliyordun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bana olayları en başından anlatmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hikayeyi başından sonuna kadar biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece onları başından at.
Tom mektubu başından attı.
Tom başından beri haklıydı.
Tom başından beri haklı.
Başından büyük işlere kalkışıyorsun.
Başından başla ve bana olan her şeyi anlat.
Neden beni başından savdın?
Başından beri dediğim bu.
Benim başından beri büyük bir şehirde yaşamaya hiç niyetim yoktu.
Tom tüm kitabı başından sonuna kadar okudu.
Beni kolayca başından savamayacaksın.
Şimdi klavyenin başından kalk ve bir neskafe yap kendine.
Başından başla.
Onun kız arkadaşı az önce onu başından attığı için aksiliği üstündeydi
En başından başlayalım.
Neden sadece başından başlamıyorsun?
Başından beri söylediğim bu.
Tom başından beri doğruydu.
Tom bir keskin nişancı tarafından başından vuruldu.
Ben sözlüğü başından sonuna kadar okudum.
Tom tüm yazıyı başından sonuna kadar okudu.
Tom tüm Kutsal Kitabı başından sonuna kadar okudu.
Sen her şeyi başından sonuna kadar okumak zorunda değilsin.
Tom kendini başından vurdu.
Tom başından beri yalan söylüyor.
Ben başından beri onu biliyordum.
Bu başından beri senin sorunundu.
Başından beri onları uyarıyorum.
Erkek kardeşim başından beri ona katlanamadı.
Plan başından beri başarısızlığa mahkum edildi.
Dan başından yaralandı.
Polis Tom'u başından ölümcül bir biçimde yaralanmış buldu
Tom kim olduğumu başından beri biliyordu.
Başından beri burada mıydın?
Bana başından sonuna kadar bir hikaye anlat.
Başından beri istediğin bu, değil mi?
Curdken ona doğru koştu ve onun başından bir tutam saç tutmak istedi.
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.
En başından beri planın buydu, değil mi?
Tom ve Mary başından beri iyi geçindi.
Bazen başından beri senin haklı olup olmadığını merak ediyorum.
Başından beri yapamadığımı biliyordun.
Biz başından beri arkadaştık.
Hey, benim başından beri söylediklerim bu.
Tom'la başından beri birlikteyim.
Tom itirazlarımı başından attı.
Başından beri bana yalan söyledin.
Erkek kardeşim başından beri onu sevmiyordu.
Fadıl, uyurken Leyla'yı başından vurdu.
Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.
Uzun zamandır hiç yağmur yağmadı; Aslında, nisan ayının başından beri yağmadı.
Tom onu başından beri biliyordu.
Tom başından üç kez vuruldu.
Leyla, Sami'yi başından vurdu.