Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "başarı"

Lernen Sie, wie man başarı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Başarı ya da başarısızlık ikisi de benim için aynıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok uğraşıyorum ama elime hiçbir başarı geçmiyor, dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun New York'taki işi büyük bir başarı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni film büyük bir başarı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlık başarı için önemli bir koşuldur.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncu, harika bir başarı gerçekleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük zorluklar onun başarı yolunda duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim çok az başarı umudum vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatta başarı, çalışkanlık ve uyanıklık içinde yatar.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatta başarı sürekli çaba gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığını sandığım başarı türünü elde etmek istiyorsan, öyleyse daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı çabalarının sonucudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyi hesaba katarsak, uluslararası konferans bir başarı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Konser bir başarı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir başarı umudu yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı için çok istekli olma.
Translate from Türkisch to Englisch

Konser, büyük bir başarı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz başarı ümidi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı çoğunlukla çabaya bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz başarı istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı başarıyı doğurur.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir başarı şansı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok az bir başarı ümidim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı için basit bir yol yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı tembellikten gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu planın çok az başarı şansı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun çok az başarı ümidi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Konferans tam bir başarı değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı her zaman azimlinin tarafındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür bir başarı bekliyor muydunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

O kadın hayatımda olmadan başarı benden uzak.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim başarı için bir kapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu başarı tanımına ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi başarı şanslarımız hakkında daha iyimser değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Cumhuriyetçi Parti'yi büyük bir başarı ile yönetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tembel insanların başarı şansı yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim algoritmamın yüzde 99 başarı oranı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi zekâ türü, başarı için daha önemlidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Başarı yağmur değildir, gökten yağmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Konserin, ne pahasına olursa olsun, bir başarı olmasını istiyorum.

Bu ülkede başarı cezasız kalmaz.

Başarısızlık başarı getirir.

Bir dil öğrenmek istiyorsan sabırlı olmalısın. Başarı biraz zaman gerektiriyor.

Başarı asla suçlanmadı.

Bir dil öğrenmek istiyorsan sabırlı olmalısın. Başarı biraz zaman gerektirir.

Başarı! Yakında herkes Klingonca öğrenmeye başlayabilecek!

Azimsiz başarı yoktur.

Dostça ilişkiler başarı için gereklidir.

Büyük başarı kutlamasını sıklıkla acı hayal kırıklığı takip eder.

Onun programı büyük bir başarı sağladı.

Burada bir başarı şansımız var.

Gayretli çalışma olmadan başarı mümkün değil.

Başarı çok para anlamına gelir, değil mi?

Tom çok başarı sağlamıyor.

Sınavlarda başarı onun için bir şey ifade etmiyor.

İki başarı sertifikası alacaksın.

Okuldaki başarı çok çalışma gerektirir.

Ne başarı!

Bu önemsiz bir başarı değil.

O çok önemli bir başarı.

Eğer denerseniz siz de başarı elde edebilirsiniz.

Bu harika bir başarı.

Ne harika bir başarı.

O büyük bir başarı.

O büyük bir başarı olacak.

Başarı kolayca gelmiyor.

Bu başarı, devrimin en simgesel kilometre taşlarından biri oldu.

Tom mazisine bakıp, hayatta başarı gösterdiği bir şeyler olup olmadığını düşündü.

Antlaşma bir başarı değildi.

Başarı genellikle sıkı çalışma gerektirir.

Başarı için biraz şans var.

Sen başarı yolundasın.

Ezik biri bile başarı için giyinebilir.

Başarı için üç aşamalı bir planım var.

Biz onu yaparken başarı sağladık.

Başarı sizin çabalarınıza bağlıdır.

Kaza başarı için tüm umutlarını yıktı.

Bu büyük bir başarı.

İşte buna bir başarı denir.

Zihinsel güç herhangi bir sporda başarı için çok önemlidir.

Bu kolay bir başarı değil.

Mazeretler arayanın başarı için herhangi bir şansı yoktur.

Tembellik ve başarı bir arada gitmez.

On yıl önce, böyle iş bir başarı olurdu.

Şöhret her zaman başarı ile el ele gitmez.

Her büyük başarı bir zamanlar imkansız olarak kabul edilirdi.

Sana kişisel hayatında mutluluk ve işinde başarı diliyorum.

Kararlılık başarı için bir anahtardır.

Başarı aynı zamanda baştan çıkarıcı olabilir.

Ne olağanüstü bir başarı!

O tek başına bir başarı.

Deha ve delilik sadece başarı ile ayrılır.

Başka hiçbir yarışmacı böyle dikkat çekici bir başarı elde etmedi.

Başarı para getirir ve birçok sorunlar da.

Para bir başarı ölçütü değildir.

O bana başarı diledi.

O oyun çok büyük bir başarı elde etti.

Biz o türde başarı hakkında çok heyecanlıydık.

Tom bir başarı madalyası kazandı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch