Lernen Sie, wie man başbakan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispiele.
Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan Koizumi kesinlikle soğukkanlı bir adam değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Suzuki, eski bir Başbakan, komitenin başkanı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan muhtemelen istifa edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan istifa etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan basın toplantısı yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan olma tutkusunu taşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan olma hırsı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan olarak istifa etmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan ile bir röportajı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan ve kabine arkadaşları istifa ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan kabineyi kuramadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan yarın bir duyuru yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan Beyaz Saray'a resmi bir ziyarette bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan Tuna ırmağına düşüp boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
1980'lerde başbakan Turgut Özal rakipleri için "Kıç üstü oturdular" demiş, ve argo söz kullandığı için eleştirilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapabileceklerin bunlardan ibaretse, bir başbakan olmanın anlamı ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan iki ülke arasında bir ticaret anlaşması imzaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan dün istifa etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan dün istifasını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan zaten ikamet ettiği kentte oy kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan uzun uzun mali kriz hakkında konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Golda Meir 1969-1974 yıllarında başbakan olarak hizmet yapmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan istifa etmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan güvensizlik oyundan sonra devam edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan, Fransa'nın hükümetinin başıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatta amacım başbakan olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan, hükümetin yeniden yapılandırılması gerektiğini kararlaştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan kabinesinin üyelerini atadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiki başbakan törende bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan basın toplantısında bazı sert soruları cevapladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan bugün bir açıklama yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan dün görevi bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cuma günü, eski başbakan parlamentoya seslendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan, bu girişimi bizzat destekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan, muhalefetin katkılarını da kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan istifayı kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan İvo Sanader sorunu kabul ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Başbakan basın toplantısı düzenledi.
Demokratik bir ülke, bir başbakan ve kabinesi tarafından yönetilir.