Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "başkan"

Lernen Sie, wie man başkan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Başkan, askeri güçleri çağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan çoğunluğun oyu ile seçilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan yasa tasarısını veto etti fakat Kongre onun vetosunu geçersiz kıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dwight Eisenhower, 1952'de başkan olarak seçildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan, kasabaya helikopter ile uçuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu başkan hatıralarını yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Lincoln daveti kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce insan Başkan Lincoln'u görmeye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Lincoln bu belgelerin tüm beşini yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Jefferson kızmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Jefferson Avrupa ile ticaret yasağını emretti.
Translate from Türkisch to Englisch

Jefferson 1801'in o ilk günlerinde mutlu bir başkan oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Jefferson uzun sürecek ticaret yasağı istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Washington'dan eylül ayı başlarında ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

İşi başkan yardımcısına bırakacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, üç yıl başkan olarak görev yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun gibi bir kişinin başkan seçilme sorunu olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cumhuriyetçi Parti liderleri Başkan Hayes'i eleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan savaş olacağından emindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Roosevelt, Japonya'da hemen karşılık vermemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerikalıların çoğu Başkan Wilson ile mutabık kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni başkan, sıcak ve samimi bir insandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Taft arkadaşına sıcak bir veda mektubu yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse Başkan Reagan'ı durdurabilecek gibi görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse Başkan Buchanan'ın Kongreye gönderdiği mesajı sevmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başkan olarak atanmayı beklemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim başkan seçilecek?
Translate from Türkisch to Englisch

Kimin başkan olarak seçilmesi gerektiğine dair hararetli bir tartışma vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan dört yıl boyunca yönetir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike başkan seçildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar Tom'u başkan atadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Jack'i başkan seçtik.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz James'i başkan seçtik.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan gelecek ay Washington'dan Paris'e hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Lincoln 1860 yılında başkan seçildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, komitenin başkan vekili oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan toplantıyı açtı.

Biz onu başkan seçtik.

O, başkan seçildi.

Başkan şimdi dışarda.

O başkan seçildi.

O, başkan olarak istifa etti.

O, eski bir başkan karısıydı.

Başkan güçlü görünüyordu.

Başkan Wilson şok oldu.

Başkan prensiplerinden vazgeçmedi.

Öğrenciler onu başkan seçtiler.

Başkan Hayes yasa tasarısını veto etti.

Başkan Jackson onaylamadı.

Başkan Roosevelt öfkelendi.

Başkan Roosevelt memnundu.

Onlar Amerika'da herhangi birinin başkan olabileceğini söylüyorlar fakat belki gerçekten doğru değildir.

O, başkan olarak görev yaptı.

Biz onu başkan yaptık.

O, başkan olarak atandı.

Onlar onu başkan seçtiler.

Ben başkan olarak atandım.

Başkan yatakta kaldı.

Başkan yaralanmadı.

Yeni başkan ne yapardı?

Başkan Arthur tasarıyı veto etti.

Başkan Van Buren rahatsızdı.

Başkan güçsüz görünüyordu.

Başkan yeni bir plan önerdi.

Başkan Folk öneriyi geri çekti.

Taft başkan olmak istemedi.

Güçlü bir başkan olmamıştı.

Başkan Monroe bir köle sahibiydi.

Başkan öneriyi reddetti.

Nixon başkan olmak üzereydi.

Santa Ana başkan olarak emekliye ayrıldı.

Başkan Japonya ziyaretini erteledi.

Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.

Başkan yeni bir yönetici adadı.

Başkan arabaya biniyor.

Başkan derhal eylem istedi.

Onu başkan olarak seçmeyi uygun buldular.

Beş gün sonra, Başkan Taylor öldü.

Başkan bu sabah Amerika'ya hareket etti.

Birçok kişi Başkan Wilson'u kınadı.

Başkan planın lehinde miydi?

Calhoun bir sonraki başkan olmak istiyordu.

Onun başkan olarak atanmasını kabul etti.

Başkan olarak elinden geleni yapmaya söz verdi.

Başkan olmak istemediğini söyledi.

Başkan Clinton suçlamayı reddetti.

Başkan soruları rica etti.

Başkan barış istiyor, değil mi?

Başkan TV'de ulusa seslendi.

Başkan Grant yasa dışı bir şey yapmamıştı.

Başkan Johnson anlaşmayı reddetti.

Başkan Roosevelt karara karşı çıktı.

Başkan büyük bir dinleyiciye hitap etti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch