Lernen Sie, wie man babasına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, anne babasına sadıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, anne babasına itaatkardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Naoto görünüş olarak babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, en azından haftada bir kez anne ve babasına yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun anne ve babasına büyük sevgisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
O anne ve babasına derinden bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çocuk babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasına sinemaya gidip gidemeyeceğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir araba satın alması için babasına baskı yaptığında Catherine'nin bir art niyeti vardı; O, arabayı kendisinin sürebileceğini umuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü durumunu babasına borçludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane'nin babasına benzediğini düşünmüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasına doğum günü hediyesi göndermeyi hiç aksatmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi Tom anne-babasına çok bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ anne ve babasına bağlıdır
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, ana-babasına saygı duyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom para istemek için babasına yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O hemen hemen babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına eşit değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun babasına benzediğini düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım o, babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tıpkı babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına karşı küstahtı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına çok benzemektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına yardımcı olmak için değil ama ondan ödünç para almak için gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasına çok fazla benzemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Paula mutfakta babasına yardımcı olmak zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Jack, babasına benzer.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim babasına benzer.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoshio kişilik olarak annesine ve görünüş olarak babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bob anne ve babasına nadiren yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary babasına benzer.
Translate from Türkisch to Englisch
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Peter çok uzun boylu. Babasına çekmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ölümüne kadar babasına baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına saygı duyar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına yardım etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, biraz babasına benzer.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk babasına bakmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Caddede onun babasına rastladım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına nadiren yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, babasına sarılıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O çocuk babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hasta babasına baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O tıpa tıp babasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun kendi babasına yardım etmesini istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun onun babasına yardım ettiğini asla görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Babasına bir kazak ördü.
Onun davranışları babasına hiç benzemiyor.
Şu çocuk babasına çok benziyor.
Tom kesinlikle babasına hiç benzemiyor.
Anne-babasına bağımlı olmak istemiyor.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.
O, babasına benzer.
Tıpkı babasına benziyor.
Herkes onun babasına çok benzediğini söylüyor.
Önceden babasına ait olan sıraya bakıyordu.
Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.
Bu saat Tom'un babasına ait olmalı.
Tom'un üvey anne ve babası, öz anne ve babasına göre ona daha kibarlar.
Kişiliği babasına benziyor.
Kendisine bir bisiklet alması için babasına yalvardı.
John ayda bir kez anne ve babasına yazar.
Tom'un anne babasına ne oldu?
Tom insanların her zaman onun babasına benzediğini söylemesinden bıktı.
Babasına ne diyeceğim şimdi?
Mary babasına çekmiş.
O çocuk babasına çekmiş.
Bebek babasına benziyor.
Mike her şeyde babasına çekmiş.
Tom babasına çok benzemiyor.
O sık sık anne ve babasına yazar.
Tom hasta babasına baktı.
Babasına saygısı var.
Tom babasına benzemiyor.
Tom tamamen babasına benziyor.
Tom babasına biraz benziyor.
Tom babasına çok benziyor.
Tom tam olarak babasına benziyor.
Hem görünüm hem de kişilik olarak, Tom tam olarak babasına benziyor.
Mary, anne babasına anlatmaktan korkuyordu.
O, babasına hiç benzemiyor.
O tam olarak babasına benziyor.
Tom karnesini babasına göstermeye korkuyordu.
Tom babasına hiç benzemiyor.
O, nadiren babasına yazar.
Çocuk babasına benziyor.
Oğlan babasına benziyor.
Tom okuldan sonra dükkanda babasına yardım ederdi.
Tom sadece babasına benziyordu.
Bir erkek evlat babasına itaat etmeli.
O tam babasına benziyor.
Tom babasına benzer.
Tom, hasta babasına bakıyor.
Tom tam babasına benziyor.
Tom babasına yardım ediyor.
Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.