Lernen Sie, wie man bacakları in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Onların hepsinin, kolları, bacakları, ve kafaları var,onlar yürürler ve konuşurlar, ama şimdi onlara farklı yapmak isteyen bir şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın bacakları sallanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dachshund uzun gövdesi ve kısa bacakları olan bir Alman köpeğidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sıska bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun uzun bacakları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşimin uzun bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun uzun kolları ve bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bacakları onu taşıyabildiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bacakları uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun güzel bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bacakları ayrık durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bacakları korkudan titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bacakları uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin güzel bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun kolları ve bacakları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzme bacakları güçlendirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek bacakları güçlendirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kısa bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un uzun bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun uzun bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin ipeksi pürüzsüz bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ahtapotun daha az bacakları olmasını ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kolları ve bacakları uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch
O bacakları kontrol et.
Translate from Türkisch to Englisch
Yer domuzunun güçlü bacakları ve keskin pençeleri var böylece yüksek hızda toprağa tünel kazabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pinokyo'nun bacakları o kadar sertti ki onları hareket ettiremiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O bacakları sarkık bir şekilde bir sandalyeye oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızlar kurbağa bacakları yemeyi severler.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun kolları ve bacakları olan, çok uzun boylu ve ince idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın bacakları şişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bacakları şişmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un uzun kolları ve bacakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bacakları tutmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın bacakları onun en iyi yönü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin bacakları leylek gibi.
Translate from Türkisch to Englisch