Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bahçe"

Lernen Sie, wie man bahçe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispiele.

Ne güzel bir bahçe.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe, evin önündedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe evin önünde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe çiçeklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe evin arkasında.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin bahçe hakkında bir şey yapmaya çalışmıyorum?
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe hâlâ gölgede.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe çiçekleri ile görkemli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe beklediğimden daha büyüktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe güzel çiçeklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe çıplak ve kahverengi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe düşmüş yapraklarla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin önünde bir bahçe vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın bahçe partisi vereceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bahçe işlerinde bana yardım etmeni istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu günlerde zaman geçirmek için bahçe işleriyle uğraşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe, iki eve aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir bahçe değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam Pazar günleri bahçe işleri yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bahçe halka açıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe ahşap bir çitle çevriliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe işleri eğlencelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşadığım yerin bahçe düzenlemesindeki insanları sen mi ayarladın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bahçe eldivenlerini çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin önünde ufak bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne kadar da güzel bir bahçe yapmışlar!
Translate from Türkisch to Englisch

Evimizin arkasında bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin arkasında bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bahçe ikiye ayrılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe buraya ayrılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Avlumuzda bir bahçe vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe, eve aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin arkasında bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin önünde bir bahçe var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin önünde küçük bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir bahçe partisine gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba bir bahçe gibidir: fidanlar ekmelisin, onlarla ilgilenmelisin ve nasıl büyüteceğini izlemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe evinizden ne kadar uzakta?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bahçe işlerinden hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimizin önünde bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom büyük avlulu ve beyaz bahçe çitli bir ev istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne sevimli bir bahçe!
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur yağarsa bahçe partisi düzenlenmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim evimde bahçe küçük.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe otlarla kaplanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bahçe halka açık ve ücretsizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evinin arkasında büyük bir bahçe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçe harika revaklarla çevriliydi.

Bir ihtimal yağmur yağarsa bahçe partisi olmayacak.

Bahçe dışarıdan görülemez.

Büyükannem bağ-bahçe işlerinden anlar.

Ağaç o kadar yüksekti ki bahçe duvarının üzerinde yükseldi.

Ben mangal partileri verebileceğim güzel bir arka bahçe istiyorum.

Sen bahçe aletlerini nerede tutuyorsun?

Onun, bahçe havuzunda bir Japon koi koleksiyonu vardı.

Bu güzel bahçe doğadan çok sanata borçludur.

Tom bahçe hortumu ile sebzelerin üstüne su serpti.

Bunu bir bahçe satışında aldım.

Bahçe Japon tarzında kuruldu.

Bahçe, Japon tarzında tasarlandı.

Bahçe, zambaklarıyla ünlüdür.

Bahçe mor zambaklarla doluydu.

Yabani otlar, bahçe yatağını tamamen geçti.

Tom bahçe kapısında Mary ile buluştu.

Bahçe hortumuna ihtiyacım var.

Bir bahçe hortumuna ihtiyacımız var.

Yapacak bir sürü bahçe işlerim var.

Geçen hafta bir bahçe satışı düzenledik.

Leyla bahçe hortumuyla yangını söndürdü.

Bu verimli bir bahçe.

Bahçe makasım nerede?

Tom daha önce hiç bu kadar güzel bir bahçe görmemişti.

Tom ve Mary bugün bahçe satışı yapıyorlar.

Hayvansiz bir ev çiçeksiz bir bahçe gibidir.

Hayalsız bir hayat çiçeksiz bir bahçe gibidir.

Dün akşam bahçe kapısı açık kalmış.

Kötü hava koşulları nedeniyle, bahçe partisi iptal edildi.

RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu.

Evin önünde bir bahçe var.

"Bahçe ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Osmaniye."

Çiftlikteki bahçe.

Bu bahçe güllerle dolu.

Hırsızlar metali para eder diye bahçe kapısını çalmışlar.

Evin önünde bahçe var.

Tom'un bahçe mobilyalarını çalarken yakalandığını duydum.

Ne güzel bir bahçe!

Bahçe yabani otlarla kaplı.

Bu bahçe eskiden güzeldi.

Kışın bahçe güzel gözüküyor.

Bahçe bakımsız.

Bahçe nerede?

Evimin yakınında bahçe var.

Okulun yanında bir bahçe var.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch