Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bahar"

Lernen Sie, wie man bahar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bahar geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki bahar Hawaii'ye gitmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Nihayet, Japonya'nın bu bölümüne bahar geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu park, bahar ayında en iyi durumundadır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu bahar golf çalışmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu bahar otuz yıldır öğretmenlik yapıyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu bahar liseden mezun oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu bahar Tokyo Üniversitesine girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar çok geçmeden burada olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Düğün, önümüzdeki bahar gerçekleşecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bahar izlenecek birçok yeni program var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar bu yıl erken geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar bu yıl geç geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dergiye göre, benim sevdiğim sanatçı gelecek bahar bir jazz müzisyeni ile evlenecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary bu bahar evlenecekler.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yılla karşılaştırıldığında, bahar bu yıl erken geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yılla karşılaştırıldığında bahar bu yıl geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bu bahar benim evime döndüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Taro ve Hanako önümüzdeki bahar evlenecekler.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gelecek bahar emekli olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar yakındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar tatili boyunca çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklarımın yakında bahar tatilleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar geç olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar tatilin ne kadar sürer?
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek bahar mezun olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar çok yakında geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek bahar üniversiteden mezun olayı umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İskoçyada geç gelen bahar oldukça soğuktu.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk bahar kışı izler.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen bahar Boston'a taşındım.
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki bahar Boston'a gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary bu bahar evlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar için biraz fazla bunaltıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında bahar olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında bahar gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu bahar Boston'a gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki bahar mezun olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizcede sigara böreğine neden "bahar sarması" dendiğini biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar yaklaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu bahar gördüğüm ilk hamamböceği.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki paskalyadan sonra bahar gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl bahar geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar gelince kar eridi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar geçti ve yaz başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bahar tatili için nereye gitti?
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar temizliği yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bize bahar tatilini nerede geçirdiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar mevsiminden beri o, ülkenin cumhurbaşkanı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary önümüzdeki bahar evlenecekler.

Senede dört mevsim vardır: Bahar, yaz, güz ve kış.

Önümüzdeki bahar Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.

Ağrı geçen bahar geri geldi.

Bahar gelince hava ısınır.

Tom geçen bahar Boston'da Mary'yi ziyaret etti.

Bahar resmen geldi.

Bahar yorgunluğu bir hastalık değildir.

Bahar geldi. Hava her gün gittikçe ısınıyor.

Kış sona erdi, bahar geldi.

Hava bahar çiçekleri gibi kokuyor.

Senin en sevdiğin bahar çiçeği nedir?

Kıştan sonra bahar gelir.

Bir çiçekle bahar olmaz.

Havada bahar hissediyorum.

Bahar tatilinde nereye gittin?

Bahar temizliğini tamamlamak senin bütün baharını ve yazın bir kısmını alıyorsa, yılın geri kalanında yanlış bir şey yaptın.

Bahar tatili ne kadar sürer?

Bahar tatili için nereye gittin?

Köylüler bahar bayramı direğinin etrafında dans ediyorlar.

Yakında oraya bahar gelecek.

Bahar ağaç dikimi mevsimidir.

Senin saçın bahar gibi kokuyor.

Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.

Aşk ve çiçekler yalnızca tek bir bahar sürer.

Bahar geldiğinde kar eriyip kayboldu.

Bahar Festivali, Çin Yeni Yılı olarak da bilinir.

Tom bu bahar, anne ve babasının evini terk etti ve o zamandan beri yalnız yaşıyor.

Bahar sıcak hava ve güzel çiçekler getiriyor.

Tom önümüzdeki bahar emekli olacak.

Bahar için hazırım.

Son bahar tatilim sırasında yurt dışındaki gezi masraflarımı ödemek için bir restoranda iş buldum.

Tom beni bahar tatilinde Boston'da onun evinde kalmam için davet etti.

Bu güzel bir bahar günüydü.

Bugün Dünya Kadınlar Günü veya erkekler tarafından söylendiği gibi, bahar temizliği!

Bu bahar aynı şeyi yaptım.

Biraz bahar temizliği zamanı.

İlk bahar gerçekten başladı.

Bahar gerçekten başladı.

Sokaklar bahar güneşinde parlıyor.

Bahar geri döndü. Dünya şiirleri tanıyan bir çocuk gibidir.

Bahar tatili sırasında tuhaf işler yapacağım.

On gün sonra bahar!

Tom geçen bahar Boston'da bizimle kaldı.

Gelecek bahar mezun olacağım.

Bir bahar temizliği yapmanın zamanı geldi.

Bahar temizliği zamanı.

Tom gelecek bahar Boston'a gidebilir.

Bu bahar, pazartesi günleri işten izin almaya başlamayı planlıyorum.

Bu bahar Boston'a gidiyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch