Lernen Sie, wie man bakış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Benim kişisel bakış açıma göre onun fikri doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Soruna farklı bir bakış açısından bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu geçerli bir bakış açısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un Mary'ye bakış tarzını sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir bakış açısı elde etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açınızı anlayabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bakış fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün Tom'un bana bakış şekli hakkında bir tuhaflık vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin bakış tarzını seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bize bir bakış fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeye bakış şeklin senin durumuna bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye anlamlı bir bakış attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu aşırı derecede iyimser bir bakış.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok fazla iyimser bir bakış.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzünde dalgın bir bakış vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüzünde düşünceli bir bakış vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunu onun bakış açısından görmeye çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bakış veya bir kas hareketi bile düşünceyi belli eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açısına göre değişmekle birlikte odam çok geniş.
Translate from Türkisch to Englisch
Farklı bakış açılarına saygı duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Problemi bir çocuğun bakış açısıyla düşünmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bakış açısından o haklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha iyi bir bakış için diz çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açına hepimiz ilgi duyardık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye uğursuz bir bakış attı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Kate'in bakış açısına göre çok çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bakış açıma göre, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitap ekonomi üzerine güzel bir genel bakış sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar olan hayatımı düşündükten sonra, bakış açımı değiştirmeye ihtiyacım olduğuna karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bizim bakış açımız.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane bize bir bakış attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a bakış tarzını gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açın çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açısını kaybettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Farklı bakış noktalarımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin bakış açısını anlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin bana bakış şeklini sevdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim bakış açım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oyunun feminist bir bakış açısı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O sizin bakış açınıza bağlı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun siyasi bakış açısını onaylıyorum.
Diğer bakış açıları var.
Benim bakış açımdan üç seçeneğimiz var.
"Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."
Tom'un sana bakış tarzını gördün mü?
Tom ona anlamlı bir bakış attı.
Soruna başka bir bakış açısından yaklaşmaya karar verdim.
Onlar benim bakış açımı benimsediler.
Onlar benim bakış açımı kabul ettiler.
Bir bakış her şeyi söyleyebilir.
Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.
Teorik bir bakış açısından, Peterson'un tartışması bizim tartışmayla doğrudan alakalıdır.
Gerçeklik sadece bir bakış açısıdır.
Farklı diller sadece şeylere farklı şekilde isim vermezler; onlar da tamamen farklı bakış açılarından görürler.
Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.
Herkesin kendi bakış açısı vardır.
O benim bakış açımı destekleyen bir konuşma yaptı.
Tom'un bana bakış tarzı çok güzeldi, ben sadece "hayır" diyemedim.
Sağlıklı bir insanın bakış açısından bu bir absürdlüktür.
Bize bakış açını verebilir misin?
Onun bir bakış açısı sorunu var.
İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.
Biz konuyu eğitimsel bir bakış açısından tartıştık.
Tom farklı bir bakış açısına sahip gibi görünüyor.
Onun sana bakış tarzını gördüm.
Benim bakış açım sizinkine benzer.
Bu noktaya kadar ben dönemdeki siyasi huzursuzluğun büyümesi ile ilgili genel bir bakış sundum.
O bir tebessüm mü yoksa arzulu bir bakış mı?
Onlar benim bakış açımı onayladılar.
Tom'un bakış açısını anladım.
Benim bakış açımdan işler iyi gidiyor.
Onun yüzüne bir bakış, bana çalışmaya isteksiz olduğunu söyledi.
Bana bakış şekli beni çok kızdırdı.
Sanırım bakış açınızı kaybettiniz.
Dünyayı çok komünist bir bakış açısından görüyor.
Evlilik hayattaki bakış açınızı nasıl değiştirdi?
Onun bakış açısı sınırlıdır.
Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.
Tom bana anlamlı bir bakış attı.
Bakış açınızı takdir ediyorum.
Tom farklı bir bakış açısı sundu.
O bana etkili bir bakış verdi.
Bunu onların bakış açısından görmeye çalışın.
Bunu onun bakış açısından görmeye çalış.
Bunu onun bakış açısından görmeye çalışın.
Bunu benim bakış açısından görmeye çalışın.
Onu Tom'un bakış açısından görmeye çalışın.
Ona Tom'un bakış açısından bakmaya çalışın.
Onların bakış açısını görüyorum.
Alıcının bakış açısından, bu CD çalarların fiyatları çok yüksek.
Benim bakış açımdan, eylemi göremiyorum.
En güzel keşif yolculuklarını, dünyaya bakış açımızı değiştirdiğimizde yaparız.
Tom'un Mary'ye bakış biçimini gördüm.
Tom'un bana bakış şeklini beğenmiyorum.
Roman, kahramanın köpeğinin bakış açısıyla yazılmıştır.