Lernen Sie, wie man bakılırsa in einem Türkisch Satz verwendet. Über 41 handverlesene Beispiele.
Aslına bakılırsa tekliflerimiz neredeyse aynıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediklerine bakılırsa o, büyük bir yazar olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa, Tom, Mary ve John'un düğününe gitmek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa, o sağlıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa, onlar mutlu bir çift.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa, onlar sıkı çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa, onların eylemleri işe yaramadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aksanına bakılırsa, o Kyushu'ludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin dediğine bakılırsa, o doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallara bakılırsa, teori doğru değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallara bakılırsa,onun konuşmasında birkaç hata vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görüntüsüne bakılırsa kar yağacak.
Translate from Türkisch to Englisch
"Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Tom gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Vaziyetine bakılırsa, bir dilenciye benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu verilere bakılırsa, firmanız kâr ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzündeki ifadeye bakılırsa, o başarmış görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa Tom henüz kirasını ödemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok insan tembeldir. Aslına bakılırsa ben de tembelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallara bakılırsa, o, iş için nitelikli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun görünüşüne bakılırsa, o hasta.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın kar yağabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ifadesine bakılırsa, o kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu açıktır ki, hareketlerine bakılırsa, onu seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa, öğleden sonra yağmur yağabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yüzündeki ifadeye bakılırsa, o endişeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa her an yağmur yağabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ifadesine bakılırsa o endişeli görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünün görünümünü bakılırsa, biz akşam üzeri bir duş olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun görünüşüne bakılırsa, onun zengin olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabinin görünümüne bakılırsa içeride kimse yaşamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa yanılmışsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pratik bir bakış açısından bakılırsa, onun planında bir sürü eksiklik var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gidişata bakılırsa gitmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzündeki ifadeye bakılırsa endişeli görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzüne bakılırsa, yakında yağmur yağacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Cevabınıza bakılırsa sanırım soruyu anlamadınız.
Translate from Türkisch to Englisch