Lernen Sie, wie man bakalım in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bil bakalım, bana ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Soruna farklı bir bakış açısından bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım ne oldu! Yeni Zelanda'ya çalışma'ya gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım neredeydim?
Translate from Türkisch to Englisch
İşimize bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakalım mevzuyu doğru mu anlamışım.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabamızın yeterli benzini olup olmadığına bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tat bakalım bu şarap hoşuna gidecek mi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir süre burada oturup manzaraya bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım elimde ne var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım ben kimim!
Translate from Türkisch to Englisch
Bakalım ikiyüzlü müyüm?
Translate from Türkisch to Englisch
Gel şu ampule bakalım, gevşek mi yoksa gerçekten bozuk mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bakalım testleri geçebilecek miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım şimdi ne yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Görelim bakalım...
Translate from Türkisch to Englisch
Etrafa bakalım ve parkta birilerinin olup olmadığını görelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım başka kim Boston'a taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara sor bakalım ne düşünüyorlar yoksa artık seninle konuşmuyorlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Sor bakalım onlar beni bilmiyor mu, bilmiyor gibi mi davranıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Şöyle bir düşün bakalım hangi arkadaşıma kötü davrandım?
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım? Üniversiteye kabul edildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Önce şu ünlü fotoğrafa bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım kimle tanıştım bugün!
Translate from Türkisch to Englisch
"Sözlüğünü kullanabilir miyim?" "Tabii. Al bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oraya git bakalım!
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya gel bakalım!
Translate from Türkisch to Englisch
Tahmin et bakalım, kaç kişi çalıştırıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandıktan bakalım kim çıkacak?
Translate from Türkisch to Englisch
Bil bakalım ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Önce, duruma bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakalım sonunda nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Neyin varmış bakalım?
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi bakalım, herkes yoluna!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bakalım iyi anlamış mıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalk bakalım!
Translate from Türkisch to Englisch
Dur bakalım, bir şey mi dedin?
Translate from Türkisch to Englisch
Gidelim ve bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yardım etmek için başka ne yapabileceğime bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakalım başka ne yapabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hakkında başka ne bulabileceğime bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı açtırabilip açtıramayacağımıza bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ne istediğini söyle onu senin için alabilip alamayacağıma bir bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapılması gerektiğine bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Nası gittiğine bir bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oh, buyur bakalım. Gördün mü? Tam olacağını söylediğim gibi oldu. Şimdi git ambulans çağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne çözüm bulabileceğime bir bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir hasar olup olmadığına bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarıda ne olduğuna bakalım.
Ne oluyor bakalım, Tom?
Dünyayı kurtarma planını anlat bakalım.
Şuraya otur bakalım.
Tom'un ne söylediğine bakalım.
Kapıyı kapattırabilip kapattıramayacağımıza bir bakalım.
Ne olduğunu anlayabilip anlayamayacağımıza bir bakalım.
Tom önce eşine yaptıklarının hesabını versin bakalım.
Bakalım bir cevap verecek mi?
Buna daha yakından bakalım.
Gerçeklere bakalım.
Tom'un burada olup olmadığına bakalım.
Tom'un onu tek başına yapmayı becerebilip beceremeyeceğine bakalım.
Tom'un ne kadar iyi yaptığına bakalım.
Tom'un ne istediğine bakalım.
Tom'un ne teklif etmek zorunda olduğuna bakalım.
Ne alabileceğime bakalım.
Bunda iyi olup olmadığına bakalım.
Onların dikkatini çekebilip çekemeyeceğimize bakalım.
Ne olduğunu öğrenebilip öğrenemeyeceğimize bakalım.
Eve giden yolumuzu bulabilip bulamayacağımıza bakalım.
Rezervasyonumuzu iptal edebilip edemeyeceğimize bakalım.
TV'de ne olduğuna bakalım.
Orada ne olduğuna bakalım.
Bizden ne gizlediğine bakalım.
Tom'un yazdığına bakalım.
Tom aç olup olmadığına bakalım.
Tom'un ofisinde olup olmadığına bakalım.
Bu konuda ne yapabileceğime bakalım.
Ne bulabileceğimize bir bakalım.
Ne öğrenebileceğimize bir bakalım.
Süreci biraz hızlandırabilip hızlandıramayacağımıza bakalım.
Dolaba bakalım.
Yatağın altına bakalım.
Ona bir bakalım.
Tom'un bize ne bıraktığına bakalım.
Şimdi ne olduğuna bakalım.
Ne bulabileceğimize bakalım.
Sana yardım edebilip edemeyeceğimize bir bakalım.
Tom'un daha sonra ne yapacağına bakalım.
Tom'un ne söylemesi gerektiğine bakalım.
Keyfimize bakalım.
Tom'un sorusu olup olmadığına bakalım.
Sarılığı geçmiş mi sorun bakalım.
Üst kata bakalım.
Bir dene bakalım.
Bir dene bakalım, Tom.
Tom'un onun hakkında ne söylemek zorunda olduğuna bir bakalım.
Çantanızda neyiniz olduğuna bir bakalım.
Kutuyu açalım ve içinde ne olduğun bir bakalım.
Tom'un nereye gittiğini öğrenebilip öğrenemeyeceğimize bir bakalım.