Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bakar"

Lernen Sie, wie man bakar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yarın köpeğime bakar mısın lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch

Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gazetelere genellikle kahvaltıdan önce bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kuşlara iyi bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık oturur ve saatlerce denize bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Odam bahçeye bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimiz sahile bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Otelimiz kıyıya bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna benim için bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Evim güneye bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kedime bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye iyi bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim odam caddeye bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bakar bakmaz bir sıkıntısı olduğunu anlamıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dışarda iken çocuklara bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim evim denize doğru bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, benim çocuklarıma bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim köpeğimize bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın köpeğime bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim sık sık bebeğe bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yokken köpeğime bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bakar mısınız! Pencereyi açabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen çocuklara bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yokken bizim hayvanlara bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Benimle dalga geçen kız nasıl yüzüme bakar?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz beraber olsaydık başkasına bakar mıydık?
Translate from Türkisch to Englisch

Şu işe bakar mısın!
Translate from Türkisch to Englisch

Elbiselerimi değiştirirken diğer tarafa bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben Boston'da iken lütfen köpeğime bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir süre köpeğime bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'nın illerinden biri olan Şizuoka, Pasifik Okyanusuna bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan aynaya bakar, ayna insana.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman aynaya bakar. Ne heves!
Translate from Türkisch to Englisch

Savcı delillere bakar, yeterli şüphe varsa davasını açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bakar mısın, Tom?
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer tarafa bakar mısın lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu öğleden sonra çocuklarıma bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bakar mısınız, buralarda şu boylarda bir çocuk gördünüz mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çocuğu dışarı çıkarıp elinizle Ay'ı işaret ederseniz, çocuk Ay'a bakar. Aynı şeyi bir köpekle yaparsanız, köpek parmağınıza bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çocuklarıma bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize o bakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklara kim bakar?
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklara bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için çocuklarıma bakar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükanne gün boyunca çocuklara bakar.

Kadın kendine bakar.

Odam güneye bakar, bu onu güneşli ve rahat yapar.

Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?

Çocuklarıma bakar mısın?

Benim için bir şeye bakar mısın?

Kendi işine bakar mısın?

Tom ve Mary her ikisi de yukarıya bakar.

Buna bakar mısın?

Bana bakar mısın?

Ona bakar mısın?

Bu gece bana bir iyilik yapar mısın ve çocuklarıma bakar mısın?

Gelecek hafta sonu köpeğime bakar mısın?

Dost başa, düşman ayağa bakar.

Bütün gün aynada kendine bakar.

Birçok doktor muayeneye başladıklarında ilk önce dilinize bakar.

Ben ölürsem çocuklarıma kim bakar?

Lütfen bu defa ona bakar mısın?

Biri ona bakar mı?

Biri onlara bakar mı?

O yüzbaşı askerlerine iyi bakar.

Mary bazen saatlerce hareketsiz oturur ve denize bakar.

Mary bazen saatler boyu öylece oturup denize bakar.

Sadece bir saniye için bana bakar mısın?

İki kadın Tom'a ve sonra da birbirlerine bakar.

Bu hastanedeki her bir hemşire beş hastaya bakar.

Yatak odamın pencereleri avluya bakar.

Yatak odamın pencereleri iç bahçeye bakar.

Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.

Lütfen benim için resepsiyonda yaklaşık bir saat bakar mısın?

Yaşlı insan sık sık gençliğine geri bakar.

Kavanozda bir örümceğe bakar ve onu bahçede yakaladığı böceklerle besler.

Bu güzel bebeğe bir bakar mısın?

O ona bakar bakmaz aşık oldu.

Göz bir penceredir gönüle bakar.

Tom ben ne zaman iş için kentten ayrılsam hep köpeğime bakar.

Bir sözüne bakar.

Sık sık geceleri yıldızlara bakar mısınız?

Kendimi bildim bileli bulutlara bakar, şekiller görürüm. Sen de bu resimde bir şey görüyor musun?

Kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar.

Garson bakar mısınız?

Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.

Kimi yer, kimi bakar; kıyamet ondan kopar.

Kimi kızlarımız sadece adaleli oğlanlara bakar.

Su akar, Türk bakar.

Tom kahvaltı etmeden önce e-mailine bakar.

Ali gibiler maaşına ve avantasına bakar, seçimi kimin kazandığıyla ilgilenmez.

Bakar mısınız? Amerikan Konsolosluğu nerede?

Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.

Sabah evden çıkmadan önce genelde hava raporuna bakar.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch