Lernen Sie, wie man bakmaktan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana öyle bakmaktan vazgeç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bakmaktan kaçınmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklara bakmaktan hoşlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hastalıklı erkek kardeşime bakmaktan dolayı bir doktor olma arzum arttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a bakmaktan vazgeçemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan vazgeçemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynada kendinize bakmaktan hoşlanır mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşe bakmaktan göz bozulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kızın güzel bir yüzü var. Kalbim ona bakmaktan erir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bakmaktan kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bakmaktan kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary birbirlerine bakmaktan kendilerini alamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara bize bakmaktan vazgeçmelerini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara bana bakmaktan vazgeçmelerini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bana bakmaktan vazgeçmesini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bakmaktan vazgeç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendini Mary'ye bakmaktan alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bakmaktan kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona bakmaktan kaçındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bakmaktan sakındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynada kendine bakmaktan hoşlanır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi onlara bakmaktan alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi ona bakmaktan alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke insanlar bana bakmaktan vazgeçse.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eski aile fotoğraflara bakmaktan keyif alırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayvanların resimlerine bakmaktan hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
O resme bakmaktan bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna bakmaktan kör olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bakmaktan kendimi alamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gün bu aptal kutusuna bakmaktan bıkmadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir yere taşınmak istiyorum. Her gün aynı manzaraya bakmaktan sıkıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Alberto, İsabella'ya bakmaktan başka bir şey yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch