Lernen Sie, wie man bal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispiele.
Arılar bal yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şişeyi başaşağı çevirdi ve salladı fakat bal hâlâ akmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şeker yerine bal kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahleyin tostuma bal sürmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok bal kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahları, tostuma bal koymayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal, arılar tarafından üretilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat bir kaktüsten bal yalamak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O şeker yerine bal aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şeker yerine bal kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çayına şeker yerine bal koyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün, çayıma bal koydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes arıların bal içtiğini bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bal kadar tatlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanada'da her şey süt ve bal değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Balı gördüm ama bal arısını görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal, bal arıları tarafından yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal, polenden değil, nektardan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal, bal arılarınca yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal tatlıdır ama arı sokar.
Translate from Türkisch to Englisch
Arılar bizim için bal sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer hastaysan, bal acı tat verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal antibakteriyeldir ve asla çürümez.
Translate from Türkisch to Englisch
Arılar bize bal temin eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O şeker yerine bal alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bal ve ekmekle beslenirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bir bal küpü etrafındaki sinekler gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatım süt ve bal değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çiçekler, kelebekler ve bal arıları için nektar kaynağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tostuna bir sürü bal koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pasta için ne kadar bal kullanırsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal gökten damlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Arıların olduğu yerde, bal uzak değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzından bal damlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzınızdan bal damlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkeologlar eski bir Mısır mezarını kazarken mükemmel bir şekilde korunmuş bal tencereleri buldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal bozulmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Arılar tam olarak nasıl bal yaparlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parmaklarından bal yaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bazen çayına bal koyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir yaban arısı ve onun bir bal arısı olduğunu sandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çayına bal koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar bal kaldı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar bal aldın?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar bal almam gerekiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Arılardan bal çalma!
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz bal istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah kimine bal verir parmak vermez, kimine parmak verir bal vermez.
Afiyet bal şeker olsun!
Bal tutan parmağını yalar.
Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.
Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onun da aslı ayrandır.
Ali ekmeğine bal sürdü.
Bence Ali bunu bal gibi biliyor.
Ayı, bal yiyor.
Hay ağzın bal yesin.
Rol yapma, bal gibi de her şeyi anlıyorsun.
Neden bahsettiğimi bal gibi biliyorsun.
Acıyı bal eyledik.
Bal porsukları genelde geceleri aktif olurlar.
Çay ve kahveye tatlandırıcı olarak şeker yerine bal koyuyoruz.
Ali bu maç bal yapmayan arı gibiydi.
Kasayla bal yasak.
Bir avuç bal arısı, bin eşek arısına değerdir.
Ali'nin ağzından bal damlıyordu.
“Son zamanlarda neden her zamanki gibi değil de bu balı alıyorsun? Bunu daha çok sevdin mi?" - "Öyle değil ama diğerinin kökeninin örtülü olmasını sevmiyorum - bu sahtekarlık gibi kokuyor. Hiç şüphe yok ki 'gerçek Alman balı'." - "Öyleyse köşedeki arıcıdan bal alın. Aynı zamanda bölgenin tanıtımını da yapıyorsunuz.”
Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal, sonra her istediğini yaptır.
Bütün ayılar bal sever.
Şeker yerine bal aldı.
Kahveme bal koymaya başladım.
Bal, şekerden daha iyidir.
Çaylarına bazen bal ekliyorlar.
Kış boyunca birçok bal arısı öldü.
Bal istiyorum.
Bal nerede?