Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "balık"

Lernen Sie, wie man balık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Balık tutmayı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıklıkla çiğ balık yeriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yunuslar ve balinalar balık değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar balık tutabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen, balık ve eti dondurunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Gölette birçok balık var.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen pazartesi balık tutmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Mağazada yeni bir uzun balık oltası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık denizde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık ve patates kızartması en ünlü İngiliz yiyeceğidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Thames nehrinde balık tuttum.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık yemekten hoşlanır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Avrupa Balık Haftası, 4 Haziran'da başlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok fazla balık avı dolayısıyla, bazı balık stokları şimdi tehlikeli derecede düşük seviyelerde.
Translate from Türkisch to Englisch

En iyi balık bile üç gün içerisinde kokar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben gerçek bir balık değilim, ben sadece basit bir peluşum.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık yemek eskiden olduğu kadar şimdi sağlıklıklı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Her gün balık yemek sizin için zararlı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin için balık yemek faydalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Babamla birlikte balık tutmaya gitmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık nehirde balık tutmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yuriko deniz biyolojisinden mezun bir öğrenci, bir balık tankının içinde uykuya daldı ve ahtapotlar ve deniz yıldızları ile kaplı olarak uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, adeta, sudan çıkmış balık gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

O balık tatlı suda yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

O balık grup olarak gezer.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık somon gibiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü hava balık tutmaya gitmemi engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava güzel olursa, nehirde balık tutmaya gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun dün yakaladığı balık hâlâ canlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benimle birlikte balık tutmaya gitmek ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

O balık tutmayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam balık tutmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurutulmuş balık benim damak tadıma uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Okuldaki diğer tüm çocukların zengin ebeveynleri vardı, ve o sudan çıkmış bir balık gibi hissetmeye başlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çoğunlukla nehirde balık tutmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık yüzmeden olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom balık tutmaya gitti, ama bir şey yakalamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birlikte balık tutmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu balık zehirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün nehirde balık tutmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün beş balık yakaladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün büyük bir balık yakaladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Nehirde balık tutmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün yediğim balık bana dokundu.

Kedi mutfaktan bir parça balık aşırdı.

Kedi akşam yemeği için balık aldığında sevinçten heyecanlandı.

Tom balık yemez.

Tom sekiz yaşından önce bir balık gibi yüzebiliyordu.

Son kez balık tutmaya gittiğinde bir şey yakaladın mı?

Okyanusta balık doludur.

Eğer yarın balık tutmaya gitmezsen, ben de gitmem.

Tom balık gibi yüzebilir.

Tom büyük bir balık yakaladı.

Tom dün bir sürü balık yakaladı.

Ben balık severim.

Ben balık tutmaya gittim.

Birçok balık öldü.

Bir balık yüzebilir.

Balık sever misiniz?

O balık tutmayı seviyor.

Bu balık iyi pişmiş.

Tom balık tutmayı seviyor.

Balık bugün ucuz.

O balık sevmez.

O üç balık yakaladı.

O bir balık gibi içer.

Bir sürü balık öldü.

Bugün'kü akşam yemeği balık.

Tom çok balık yer.

Onlar balık ve et satarlar.

Balık hâlâ canlı mı?

Onlar balık ve et satıyorlar.

Benim balık pişirme şeklim budur.

O bir balık gibi yüzebilir.

Bu balık hâlâ canlı mı?

Taze balık yemek istiyorum.

Balık kaçmak istiyor.

Onlar cuma günleri balık yerler.

O sık sık balık tutmaya giderdi.

Biz genellikle pişmiş balık yeriz.

Ben onunla birlikte balık tutmaya gidiyorum.

O, balık tutmada uzmandır.

Balık temiz sudadır.

O, benim için biraz balık pişirdi.

Ben sık sık onlarla birlikte balık tutmaya giderim.

Nasıl balık pişireceğini biliyor musun?

Erkek kardeşim büyük bir balık yakaladı.

Hiç çiğ balık yedin mi?

Tom, balık yemeği sevmez.

Balık suyun dışında yaşayamaz.

Neredeyse balık kılçığı yutacaktım.

O mağaza et ve balık satar.

Balık burada paundla satılır.

Balık tutmaya gitmemizi önerdim.

Yüzmeye ya da balık tutmaya gidebilirsin.

Bir balık kuyruğunu hareket ettirerek yüzmektedir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch