Lernen Sie, wie man bardak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak tekila istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana bir bardak su ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana birkaç bardak getirir misin lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak bira istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir bardak bira istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece susadığında su iç; günde 8 bardak su içmek sadece efsanedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardak kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bardak süt ver.
Translate from Türkisch to Englisch
İlacını al ve bir bardak su getir.
Translate from Türkisch to Englisch
O büyük bir bardak bira ile susuzluğunu giderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana bir bardak süt ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak soğuk biraya gerçekten minnettar kalırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir bardak su istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskiden bardak altlıklarını toplardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın üstünde bir bardak var.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın üstünde hiç bardak var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ona votka katılmış bir bardak portakal suyu verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak daha süt almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin mutfaktan birkaç bardak getirmesini rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir bardak suya bir parça kuru buz koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendine bir bardak süt doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bir bardak sıcak çikolata yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendine bir bardak çay yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşıkları yıkarken bir bardak kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill bana bir bardak su getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bir bardak çay getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kaç bardak şeker ilave edeceğini bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir bardak kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç bardak getireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana da bir bardak süt getir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak çaya ne dersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
O da bardak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak su getiriniz lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak çay ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bardak çay ısmarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bardak süt içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak kakaoya ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bardak su ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak su, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardak şarap dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardak süt doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bardak su getir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak su istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç boş bardak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak biraya ne dersin?
Bardak su doludur.
O, bayana bir bardak su getirdi.
Tom bir bardak su istiyor.
Lütfen bana bir bardak çay ver.
Bir bardak su alabilir miyim?
Tom Mary'ye bir bardak bira aldı.
O bana bir bardak çay getirdi.
O bir bardak kırmızı şarap içti.
Bir bardak şampanya alacağım.
O bana bir bardak çay ısmarladı.
Bardak onun elinden düştü.
Burada bir bardak çay içelim.
Bardak parçalara ayrıldı.
Lütfen ona bir bardak bira doldur.
O üç bardak su içti.
Bana bir bardak su ver, lütfen.
Bir bardak şarap içmek istiyorum.
Bu sabah bir bardak süt içtim.
O bardak sütü bana getir.
Bardak sütle doludur.
Susadım. Bir bardak su alabilir miyim?
Tom Mary için bir bardak çay doldurdu.
O her sabah bir bardak su içer.
Bama bir bardak süt verir misin?
Bana bir bardak su getir lütfen.
Bir bardak soğuk bira istiyorum.
Bir bardak su istiyorum, lütfen.
Bir bardak çay daha ister misin?
Bir bardak daha bira alabilir miyim?
Bir bardak bira daha al, lütfen.
Kekimiz için üç bardak kadar şeker katıyoruz ve hamuru iyice karıştırıyoruz.
İki bardak portakal suyu, lütfen.
Bir bardak şarap daha içer misin?
Bir bardak daha şarap ister misiniz?
Bana bir bardak daha süt verir misin?
Bir bardak çay içti sonra bir tane daha istedi.
Bir bardak daha su istiyorum, lütfen.
Bir bardak daha bira istemez misiniz?
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?
Bir bardak daha bira ister misin?
Susuzluğumu gidermek için bir bardak bira içtim.
Banyo yaptım ve sonra bir bardak bira içtim.
Partide iki bardak şarap içti.
Lütfen bu beyefendiye bir bardak bira getir.
Kahvaltıda genellikle bir bardak süt içerim.
Garson, lütfen bana bir bardak daha bira getir.
Burada bir bardak var.