Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "basın"

Lernen Sie, wie man basın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 84 handverlesene Beispiele.

Basın onun özel hayatıyla ilgileniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Acil bir durumda, bu düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, bu düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Butona basın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Laboratuvara girmek, acil durum butonuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, butona basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Başbakan basın toplantısı yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Makineyi çalıştırmak için bu butona basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu butona basın ve kapı açılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın özgürlüğü yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak istiyorsanız lütfen üçe basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Giriş tuşuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplumda çok seslilik de elbette basın yayın organlarıyla sağlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın içeriye giremez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu basın özgürlüğü.
Translate from Türkisch to Englisch

CD'yi bilgisayardan çıkarmak için küçük düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u arayıp basın açıklaması yapmasını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Laboratuvara girin ve acil durum düğmesine basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer tuhaf bir şey olursa kırmızı marş düğmesine basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir basın toplantısı düzenleyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın özgürlüğü engellenmemeli.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede nasıl yaşar?
Translate from Türkisch to Englisch

Devam etmek için bir tuşa basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı ülkelerde basın özgürlüğü yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın söylentileri doğruladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cümleyi favorilerinize eklemek için beyaz kalp butonuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın her zaman iyi bir skandalı sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Basın özgürlüğü ilerliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Özgür bir basın demokrasi için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçma bir şey meydana gelirse, o zaman kırmızı düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeşil düğmeye basın ve ışık yanar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirket bir basın bülteni yayınladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Caddeyi geçmek için bu düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya tarihinin bu aşamasında Amerika Birleşik Devletlerinde bağımsız bir basın diye bir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir basın toplantısı planladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cuma günü bir basın toplantısı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir klavye bulunmadı. Devam etmek için lütfen için F1 tuşuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Shift tuşuna basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece bir basın konferansı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O birkaç saat önce bir basın toplantısı düzenledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz cuma günü bir basın toplantısı yapamıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyemiyoruz.

Basın skandal üzerinde yoğunlaşıyor.

Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.

Son iki haftadır, Mary basın toplantısına hazırlanmak için durmadan çalışıyor.

İndirmeye başladığınızda, lütfen "Kaydet" düğmesine basın.

Basın bizi sonsuza kadar görmezden gelemez. Er ya da geç bizim hakkında bir hikaye yapacaklar.

Tom bugün Mary ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Basın izliyor olacak.

Basın toplantısını izlediniz mi?

Basın toplantısının bir saat sonra başlaması planlanıyor.

Başbakan basın toplantısında bazı sert soruları cevapladı.

Uçağa binmek için A tuşuna basın.

Ali maç sonunda yaptığı basın toplantısında takımının oyunundan memnun olduğunu söyledi.

Karşılaşmayı yerli ve yabancı yüze yakın medya mensubu basın tribününden takip edecek.

Basın toplantısında konuşan Ali rakibi yenecek güçte olduklarını söyledi.

Ali basın toplantısında rakibi kesinlikle küçümsemediklerini söyledi.

Ali basın mensuplarına yaptığı açıklamada rakibe saygı duyduklarını söyledi.

Ali basın mensuplarına yaptığı açıklamada çok güçlü bir takıma karşı oynayacaklarını, ama rakipten çekinmediklerini söyledi.

Ali maçı basın tribününden izliyor.

Ali maçtan sonra yaptığı basın toplantısında istifa sinyali verdi.

Elektrikler kesildiğinde buradan zile basın. Biz sizi duyarız.

Lütfen video kaydediciye bir kaset yerleştirin ve kayıt düğmesine basın.

Lütfen video kaydediciye bir kaset yerleştirip kayıt butonuna basın.

Dış basın bu büyüyen olguya odaklanmaya başladı.

Yerel basın daha da ihtiyatlı davrandı.

Güney Sırbistan'da ülkenin geri kalanına kıyasla daha fazla basın özgürlüğü mü var?

Muhalif basın ve muhalefet partileri var.

Ayrıca basın enformasyonundan da sorumluydu.

Fakat basın standartları da tehlikede bulunuyor.

Yerel basın haberi müjdeledi.

Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Duruşmaya basın alınmadı.

Bu basın özgürlüğünü zedeler nitelikte bir olay.

Başbakan basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Başbakan basın toplantısı düzenledi.

Tüm metni seçmek için “Control” tuşuna basılı tutun ve hemen arkasından “A” tuşuna basın.

Metni kesmek için fare ile seçin ve CTRL+X’e basın.

Edmundo bir basın toplantısı düzenledi.

Basın!

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch