Lernen Sie, wie man bekar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Onun bekar olduğunu duymaktan dolayı mutluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı genç Japonlar, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bekar olup olmadığından şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
O bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evli misin yoksa bekar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bekar olduğunu duyduğuma sevindim.
Translate from Türkisch to Englisch
Evli kişiler bazen bekar olmayı diler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Her iki erkek kardeş hem bir eşe hem de bir uçağa bakamayacaklarını söyledi, bu yüzden hayatlarını bekar olarak geçirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bekar bir anne.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayatı boyunca bekar kalmayı planladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ bekar olmayı diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin bekar olduğunu düşünüyordu fakat gerçekten emin değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar olmaktan nefret ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bekar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Japonya'da bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla mutsuz bir hayat yaşamaktansa bekar kalmayı tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
O ölene kadar bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evli bir yazar bekar kalmayı tavsiye ettiği zaman kitabın zayıf noktası güvenirlikten yoksun olmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar olamaz. O çok yakışıklı.
Translate from Türkisch to Englisch
O hâlâ bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hâlâ bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar bir anne için iki işte çalışmak ve 5 çocuk büyütmekten daha ne zor olabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin her ikisi de bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ bekar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O hâlâ bekar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O bekar mı yoksa evli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O genç ve bekar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bekar kalmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O sonsuza kadar bekar kalmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir bekar kızım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bekar olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekar bir kişiye söyleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bekar olduğunu düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bekar değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
"O bekar." "Kim bekar?"
Translate from Türkisch to Englisch
O, iki çocuklu bekar bir anne.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ bekar, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Dört çocuklu bekar bir anneyim.
Erkek kardeşlerinin arkadaşlarından herhangi biri bekar mı?
Kız kardeşinin arkadaşlarından herhangi biri bekar mı?
Tom'un evli ya da bekar olup olmadığını biliyor musun?
Tom bana bekar kalmak istediğini söyledi.
Sanırım evli insanların bekar insanlardan daha çok sorunları var.
Tom bekar olmadığını hemen Mary'ye söylemeliydi.
Fakat bekar olmanın yararlarına rağmen, onlar bir gün evlenmek istiyor.
Bekar olmamın nedeni bu.
Bu bekar anne sadece kira ödeyebilmek ve çocuklarını besleyebilmek için iki işte çalışıyor.
Mary, bekar bir anne olarak oğlunu büyütüyor.
O, küçük Midwest kasabasından bekar bir anneydi.
Onun bekar olduğuna inanamıyorum.
Tom Mary'nin bekar olduğunu düşündü.
Tom'un hâlâ bekar olduğuna inanamıyorum.
Tom'un hâlâ bekar olduğuna inanmak zor.
İster evlen ister bekar kal, öyle ya da böyle pişman olacaksın.
Tom zengin ve bekar.
Senin hala bekar olduğuna inanamıyorum.
Onun hala bekar olduğuna inanamıyorum.
Hem Tom hem de Mary bekar.
Linda beş çocuk annesi bekar bir kadındı.
Ben artık bekar değilim.
Evli bir yazarın bekar kalma önerisinin güvenilirlik eksikliği kitabın zayıf noktasıdır.
Sen de bekar mısın?
Tom hâlâ bir bekar.
Deney yüz bekar erkek üzerinde yapıldı.
Her bekar adam yaşam için bir damattır.
Tom bekar bir babaydı.
Ben bekar bir ebeveynim.
Ben bekar olmaktan hoşlanmıyorum.
"Bekar mısın?" "Teknik olarak evet, ama bu cuma bir randevum var."
O bekar bir baba.
Bekar bir anne mi yoksa bekar bir baba mı olmanın daha kolay olduğunu düşünüyorsun?
"Bekar mısın?" "Tabii ki bekarım. Kim bana sahip olur?"
Bekar olmak onu sadece diğer bekarlarla yapabileceğin anlamına gelir.
Mary bekar bir anne.
O bir bekar olsaydı onunla evlenirdim.
O adam kesinlikle bir bekar.
Tom bir bekar babadır.
Tom bekar ve hiç evlenmedi.
Bekar olmaktan hoşlanıyorum.
Sen hala bekar mısın?
Onların ikisi de bekar.
Tom ve Mary ikisi de bekar.
Leyla zengin bir bekar adam için çalışmayı umuyordu.
Hayatının geri kalanında bekar kalmayı mı planlıyorsun?
Bekar kalmayı mı planlıyorsun?
Tom'un annesi bekar.