Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "beklediğini"

Lernen Sie, wie man beklediğini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne yapmamızı beklediğini oldukça netleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne beklediğini bilmediğinden, Tom gafil yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun süredir beklediğini biliyorum fakat sadece biraz daha bekler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ne için beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'yi beklediğini sanıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bizi beklediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un burada olmasını beklediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana ne beklediğini söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana kimi beklediğini söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kendisinin gülmesini beklediğini fark etti, bu yüzden gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye saat kaçta eve varmayı beklediğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Raporu ne zaman bitirtmeyi beklediğini bilmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un lobide beklediğini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten hiç kimsenin burada olmanı beklediğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke ne beklediğini bana söylesen.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bizi nerede beklediğini biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun hakkında ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söylememi beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimi beklediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Başka ne yapmamızı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Başka ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin depo önünde beklediğini gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birini beklediğini bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin beklediğini gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un neyi beklediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kimi beklediğini merak ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kimi beklediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin lobide beklediğini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların lobide beklediğini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun lobide beklediğini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Ve bu anda düğünden sonra eğlenceli bir hayatın beni beklediğini anladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kendisini beklediğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom herkesin onu beklediğini biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecekte bizi nelerin beklediğini bilmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a Mary'nin onu lobide beklediğini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un seni beklediğini bana söylemedin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne zaman orada olmamı beklediğini bana tekrar söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ona yardım etmemi beklediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu beklediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Mary'yi beklediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Tom'u beklediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kullanıcıların yardım almadan önce uzun süre beklediğini söyleyen şikayetler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom nasıl bir yaşamın onu beklediğini gayet iyi biliyor.

Tom'un Mary için beklediğini biliyordum.

Tom'un evinin önünde beklediğini gördüğümüz kız Mary idi.

Neyi beklediğini bilmiyorum.

Tom'un ucuz bir motelin dışında beklediğini gördüm.

Onunla uyumanı beklediğini düşünüyor musun?

Yolculuğum hakkında bir şey paylaşmak için doğal olarak şimdi herkesin beni beklediğini biliyorum.

Tom'un bizden çok şey beklediğini keşfediyorum.

Tom'un bizim ne yapmamızı beklediğini bulmaya çalışalım.

Tom bizi ziyaret etmeye gelmeyi dört gözle beklediğini söyledi.

Tom'un ne kadar zamandır beklediğini düşünüyorsun?

Tom Mary'nin burada olmasını beklediğini söyledi.

Tom sizi görmeyi dört gözle beklediğini söyledi.

Tom'un bizi beklediğini biliyorum.

Tom'un ne yapmanı beklediğini biliyor musun?

Tom'un nerede beklediğini biliyor musun?

Mary onu neyin beklediğini bilmiyor.

Hiç kimsenin gerçekten yardım etmenizi beklediğini sanmıyorum.

Tom, Mary'den onun ne beklediğini biliyor mu?

Tom Mary'nin bunu yapmasını beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin bunu yapmasını beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.

Tom Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin katılmasını beklediğini söyledi.

Tom Mary'nin 2.30'dan beri beklediğini söyledi.

Tom'un Mary'yi beklediğini biliyorum.

Tom Mary'nin onu beklediğini söyledi.

Tom Mary'yi beklediğini söylüyor.

Tom, Mary'nin kazanmasını beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin kazanmasını beklediğini söylüyor.

Tom beklediğini söylüyor.

Tom Mary'nin kazanmasını beklediğini söyledi.

Tom Mary'ye bütün sabah onu beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin dün gelmesini beklediğini söyledi.

Tom, Mary'nin pazartesi günü eve gelmesini beklediğini söylüyor.

Tom, Mary'nin pazartesi günü eve gelmesini beklediğini söyledi.

Mary'nin ondan ne beklediğini Tom'un bildiğini sanmıyorum.

Tom'un Mary'den ne yapmasını beklediğini bildiğini sanmıyorum.

Tom, saat 02.30'a kadar beklediğini söyledi.

Beklediğini bilmiyordum.

Tom, Mary'nin onu beklediğini söyledi.

Tom'un Mary'nin ona sarılmasını beklediğini düşünüyorum.

Tom'un bunu yapmanı beklediğini sanmıyorum.

Tom, Mary'nin bizimle öğle yemeği yemesini beklediğini söyledi.

Tom'un bir otobüs beklediğini gördüm.

Tom şimdi her an Mary'yi beklediğini söyledi.

Tom bir şey olmasını beklediğini söyledi.

Mary, Tom'un onu beklediğini bilmiyordu.

Mary'nin benden kendisine yardım etmemi beklediğini biliyorum.

Tom'un Mary'nin ne yapmasını beklediğini biliyor musun?

Tom'un yapmamı beklediğini şeyi biliyor musun?

Tom bana kimi beklediğini söylemedi.

Tom'un Mary'ye yardım etmemi beklediğini biliyorum.

Tom'un bunu yapmamı beklediğini bilmiyordun değil mi?

Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesini beklediğini söyledi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch