Lernen Sie, wie man beklemeden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
On dakika beklemeden önce Mary geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kişisel ayrıcalık ve çıkar beklemeden fikirlerimi sunmaya hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben insanlara hiçbir karşılık beklemeden de yardım ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bunu çıkar beklemeden yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben senin kadar fesat olmadığım için çıkar beklemeden ne düşündüysem onu yazmıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir cevap beklemeden uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir cevap beklemeden ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Beklemeden cevap vermek zorundaydık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un beklemeden cevap verme sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazıları kimseden hediye beklemeden kendisini ödüllendirmeyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir saatlik beklemeden sonra, roketin fırlatılışı iptal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçtan memnun olmayan Yıldızspor taraftarları maçın sona ermesini beklemeden tribünleri terk etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyundan alınmasına tepki gösteren Ali maçın bitimini beklemeden stattan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, doktoru beklemeden Tom'a ateş düşürücü ve ağrı kesici verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O karşılık beklemeden başkalarına yardımcı olmayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch