Lernen Sie, wie man bela in einem Türkisch Satz verwendet. Über 59 handverlesene Beispiele.
Tom bela arıyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bela aramak için bugün buraya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların başına bela gelmek üzere.
Translate from Türkisch to Englisch
Başına bir sürü bela açtığım için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela çıkacağını seziyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam sürekli olarak ailesine başına bela olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu eleştiren herkes bela arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u güç bela tanıdım.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte bela geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bela anlamına geliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela bütün şehri mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başına çok fazla bela olduğum için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela Lugosi birkaç filmde oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un başına bela gelmesini istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela okumak şeytandandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çarpılmaktan güç bela kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güç bela ölümden kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bela aramıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Başıma bela olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başına bela gelmesini istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gün güç bela bir söz söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela Lugosi kont Dracula rolüyle ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefon çalmadan önce güç bela eve varmıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela aramaya gitmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başına bela gelmesini istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimizin başına bela getireceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım başımıza bela gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Başıma bela gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
O bela arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela mı arıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Pamuk kurdu uzun zamandır pamuklu bitkilerin başına bela olmuş durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
O bela aramak için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela aramaya gidersen onu bulursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un asla başına bela gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela Lugosi öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un başına hiç bela gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sistemi değiştirmezsek çöküş kaçınılmaz, bu eskimiş sistemi değiştirmezsek ileride başımıza bela olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kız başıma bela olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Deli ile çıkma yola, başına getirir bela.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hep başa bela oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaptıkları başına bela oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kula bela gelmez Hak yazmadıkça, Hak bela yazmaz kul azmadıkça.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yedi bela.
Translate from Türkisch to Englisch
O bela aramıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bela arıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzellik başa bela.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık senin başına bela oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok bela okur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bazen başa bela olabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin başına bela olurum.
Yoksa başına bela olabilir.
Sen bela görmemişsin.
Ah şu geveze dilim, akılsız başıma nasıl da bela oldu.
Sen vurursun bela okurlar, ben vururum sela okurlar.
Sen benim başıma bela olmak mı istiyorsun?