Lernen Sie, wie man belirlemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 18 handverlesene Beispiele.
Faizi yeniden ayarlama yönünü belirlemek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablonun değerini belirlemek isterim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kökenini belirlemek için orta çağlara geri gitmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilimsel çalışmalar yoluyla bu kayaların yaşını belirlemek olanaklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzaklığı belirlemek zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gezegenleri belirlemek kolay, çünkü yıldızlar gibi parıldamazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Olayın nedenini belirlemek için bir gerçeği bulma komitesi kuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her futbol takımı bir kaptan belirlemek zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinir hücresinin sinir dokusu için temel birim olduğunu belirlemek neden bu kadar zor?
Translate from Türkisch to Englisch
Kurtuluş veya lanet olup olmadığını belirlemek mümkün değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen size en yakın çıkışın yerini belirlemek için bir dakikanızı ayırın.
Translate from Türkisch to Englisch
Radyasyon sızıntısının durumunu ve güvenliğini belirlemek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuralları belirlemek istiyorsan, onlara kendin uymak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir spektrometre, maddenin kimyasal bileşimini belirlemek için ışık kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
"Çocuğun cinsiyetini belirlemek için en iyi yol nedir?" "Onun bacaklarının arasına bak."
Translate from Türkisch to Englisch
İki iri boğa fili, hangisinin yeni nesil babası olacağını belirlemek için birkaç gün boyunca düello yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu belirlemek neredeyse imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Go oyununda, iki oyuncu ilk bölgelerini belirlemek için başlangıçta boş olan tahtaya sırayla siyah ve beyaz taşları yerleştirir. En çok bölgeyi fetheden oyuncu kazanan taraf olur.
Translate from Türkisch to Englisch