Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "belirli"

Lernen Sie, wie man belirli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.

Hava hakkındaki belirsizlik İngilizlerin karakterlerinde belirli bir etkiye sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçüncü yıldız belirli bir krala ait oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O belirli bir gangster tarafından tehdit edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim masumiyetinle ilgili belirli bir kanıtımız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrılmadan önce belirli bir planının olmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap belirli bir değere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yapacak belirli bir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğinizi her gün belirli bir zamanda beslemenin en iyisi olduğunu duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli bir ölçüde ona güvenebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli bir yaşlı kadın arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona günün belirli bir saatini vermezdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O şarkı bana belirli bir kızı hatırlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli bir gangster tarafından tehdit ediliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerikan futbolunda defansın belirli bir işi var.
Translate from Türkisch to Englisch

O belirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli haklarım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary hakkında onun John'a söylemeyeceğini umduğu belirli şeyler biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz genellikle kentteki belirli bir yerde buluşurduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerimde belirli bir miktar para var.
Translate from Türkisch to Englisch

Her tür atomun içinde protonlar, nötronlar ve elektronlar denilen belirli benzersiz parçacıkları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçüncü yıldız belirli bir krala aitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün tahminler belirli bir ölçüde belirsizlik içerirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Giyotin belirli ülkeler tarafından hâlâ kullanılıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu yapabilmek için belirli bir zihniyete sahip olman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bu belirli iş için doğru kişi olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar malların belirli bir öğesini ne kadar çok alırsa, onun fiyatı o kadar yüksek olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi yapacak belirli bir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben daha önce bir blog tuttum. Gerçekten belirli bir konum yoktu; Sadece o gün olan herhangi bir şeyi blogladım.

Tom belirli tarihlerden söz etmedi.

Esperantoda belirsiz artikel yoktur ve sadece bir tane belirli artikel vardır.

Dört tip metal kullanarak belirli frekans rozansı bastırılır.

Şu belirli kişi çalışacaktı.

Şu belirli kişi çalışacak.

Bu belirli kişiler çalışacak.

Şu belirli kişiler çalışacak.

Belirli bir açıdan bakarsanız aslında o oldukça güzel.

Belirli bir artikel mi arıyorsun?

Belirli bir adam Mary'yi takip etmeye başladı.

Bu kredi kartı, bize belirli ayrıcalıklar sağladı.

Kitabın geri dönüşü için belirli bir zaman yoktur.

Belirli bir şey mi arıyorsunuz?

Belirli işlemler gerçekleşlmeyecek gibi görünüyor.

Suçun belirli ayrıntıları açıklanmadı.

Belirli bir kelimeyi içeren cümleleri arayabilirsiniz ve bu cümleler için çeviriler alabilirsiniz.

Eski yazlığın bu konuda belirli bir çekiciliği vardır.

Her antikor belirli bir bakteri veya virüsü hedef alır.

Aklında belirli bir tarzın var mı?

İş sahip olmadığım belirli yetenekleri gerektirir.

Tom belirli önlemleri önermedi.

Onlar belirli etnik gruplardan nefret ediyorlar; ben bütün etnik gruplardan nefret ediyorum.

Tom'un ne yapacağı belirli değil.

Belirli bir bilgi istiyorum.

Esperanto dilinde, cümlenin ya da belirli tanım edatının son sesli harfi çıkarılıp onun yerine kesme işareti kullanılabilir.

Ancak belirli bir çözüm seçilmedi.

Boeing güvenlik uzmanları, araziye kontrollü uçuş (CFIT) olarak bilinen belirli bir uçak kazası türünü ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası bir görev gücü oluşturmak üzere diğer endüstri profesyonelleriyle birleşti.

Herhangi bir eğitim programına katılırsanız belirli derslere girip bu derslerden geçmeniz lazım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch