Lernen Sie, wie man belirsizlik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Hava hakkındaki belirsizlik İngilizlerin karakterlerinde belirli bir etkiye sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen çeviriler belirsizlik yaratır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün tahminler belirli bir ölçüde belirsizlik içerirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yıl bir ekonomik belirsizlik dönemiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik beni öldürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik bizi öldürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir belirsizlik olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Her yerde belirsizlik var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu belirsizlik katlanılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik, bedene olduğu kadar ruha da bir işkencedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik beni ürkütüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir belirsizlik zamiridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı konularda ise belirsizlik söz konusu.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik fazla sürmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonraki üç ay için bir belirsizlik hâkimdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirsizlik en büyük kaygı kaynağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Cezayir'in ekonomik geleceği hakkında belirsizlik yaratan birçok şey var.
Translate from Türkisch to Englisch