Lernen Sie, wie man bence in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bence yarın yağmur yağmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Twitter bir zaman kaybıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o, iyi bir dansçı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, bence oraya gitmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, futbol mükemmel bir spor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, iyi tasarlanmış bir web sitesi yatay kaydırma gerektirmemeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o gelmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, Almanca dünyadaki en iyi dildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o, öneriyi kabul etmeyecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom ve Mary evlenmek için çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Mary makyaj yapmak için çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Mary kulaklarını deldirmek için çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un Mary ile evlenmesi olası değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence hatalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence sormaya değer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bu kitap kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o dürüsttür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bu söylenti gerçek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o dürüst bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o hatasızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şeytanın var olmadığını düşünüyorum, bence insanlık onu yarattı,kendi hayalinde ve tasvirinde
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o oraya gitmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence daha fazla yemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence taksiyle gitmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o kusursuzdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o çok çekici.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence işiniz tamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bunu yapmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o buralarda bir yerde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o haklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o oldukça uygunsuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu film bence çok ilginç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Japonya çok güvenli bir ülke.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bu ilaç size iyi gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence TV izlemek zaman kaybıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence önerisi düşünmeye değer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, sigara karşıtı yasa makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence çok içten bir film.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o, iş için doğru insan.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bu konuda bir şey söylemesem daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence gençlerin çoğu rock müziği seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence biz çok genciz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o numara yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o haklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o yorgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence sen delinin tekisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom buralarda bir yerlerde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence bugün yağmur yağabilir ama yanılıyor da olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence erkek arkadaşından ayrılmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence o masum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence takımımızın kazanacağı kesin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence 40 yaşında.
Kimin ne dediği umurumda değil. Bence Tom iyi birisi.
Bence bunun doğru olmadığını biliyorsun.
Bence ne düşündüğümü biliyorsun.
Bence neden bahsettiğimi biliyorsun.
Bence Tom'un kız arkadaşının isminin ne olduğunu biliyorsun.
Bence ne yapman gerektiğini biliyorsun.
Bence kimin hakkında konuştuğumu biliyorsun.
Bence kimden bahsettiğimi biliyorsun.
Bence bunu neden yapamayacağımı biliyorsun.
Bence neden burada olduğumu biliyorsun.
Bence bana yalan söyledin.
Bence benden hoşlanıyorsun.
Bence yarın hava güzel olacak.
bence bu bir tatlı su balığıdır.
Bence yoruma ihtiyaç yoktur.
Bence sen yirmi yaşındasın.
Emin olamam, ama bence Tom Mary'den hoşlanıyor.
Bence saatini kaybettin.
Bence gitsen iyi olur.
Bence şimdi gitsen iyi olur.
Bence oturmalısın.
Bence bunu görmelisin.
Bence beni dinlemelisin.
Bence gitmelisin.
Bence şimdi gitmelisin.
Bence işe başlamalısın.
Bence Tom'un nereye gittiğini bulmalısın.
Bence Tom'un ne zaman gitmeyi planladığını bulmalısın.
Bence Tom'a ne olduğunu bulmalısın.
Bence buna ihtiyacın var.
Bence konuşacak birine ihtiyacın var.
Bence biraz uykuya ihtiyacın var.
Bence yardıma ihtiyacın var.
Bence tatile ihtiyacın var.
Bence yanılıyor olmalısın.
Bence yoruluyor olmalısın.
Bence söylediğimi yanlış anladın.
Bence biraz yardıma ihtiyacın olabilir.
Bence yardımıma ihtiyacın olabilir.
Bence bana ihtiyacın olabilir.
Bence onun uygunsuz olduğunu biliyorsun.
Bence onun imkansız olduğunu biliyorsun.
Bence ondan hoşlanabilirsin.