Lernen Sie, wie man bende in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bende bin yenden fazlası yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşinin sözlüğünün aynısından bende de var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende tenisçi dirseği var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman hatayı bende buluyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem hatayı her zaman bende buluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O gün bende derin bir etki bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediğin bende derin bir izlenim bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana eğer istersem kitabın bende kalabileceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende olsa da sana da versem.
Translate from Türkisch to Englisch
Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm hesap bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende lateks alerjisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabahat bende ki bu sırrı sana söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatayı her zaman bende buluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıra bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende az kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ve şimdi, sıra bende!
Translate from Türkisch to Englisch
Bende onun sahip olduğu kitapların sadece yarısı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü hissediyordum, bu yüzden hastaneye kabul edildim. Fakat bende gerçekten sağlıksız bir şey olmadığı anlaşıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un anahtarları bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık konuşma sırası bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Biletlerin bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Anahtarın bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Dosyan bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceketin bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Hala bana gerçek ismini söylemeyenler var. Şimdi korku bende mi var sizde mi var?
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ayıplar bende ama ne yapıp yapıp ulaşmalı dostlara geride kalmayı kendime yediremem.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende bazı şeyler geç oturdu, kusura bakmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayır, kabahatin bende olduğunu düşünmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende aynı sorunlar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu defa ödeme sırası bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu defa ödemek için sıra bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Gülme sırası bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerin bende her zaman özel oldu, biliyorsun değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu metni çevirmek gerekmez. Bende zaten İspanyolca versiyonu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende hayal kırıklığına uğradın peki ya öz çocuklarında?
Translate from Türkisch to Englisch
Bende hiç Tom'un resmi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme sırası bende mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aa, bu arada, senin için bir şey var bende.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçlar bende yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ne kadar süre bende kalabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bende kupa valesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
İhtiyaç duyduğumuz her şey bende var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'ye olan yoğun ilgisi, bende şiddetli bir kıskançlık hissi uyandırdı. Ama belli etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm, bende hiç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende ondan yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun telefon numarası bende var.
Galiba sıra bende.
Bende gösterdiğin güveni takdir ediyorum.
Bende gösterdiğin inancı takdir ediyorum.
Bende hayal kırıklığına uğramanı istemiyorum.
Bende hayal kırıklığına uğradığını biliyorum.
Bende kusma isteği uyandırıyorsun!
Tom'a söyle, onun anahtarları bende yok.
Tom'a, onun anahtarlarının bende olmadığını söyle.
Bende sır tutma özelliği de var, Tom.
Bende palyaço korkusu var.
Bende yeterince var.
Hâlâ Tom'un şemsiyesi bende.
Cennetin anahtarı bende.
Tamam, şimdi yetki bende.
Lütfen Tom'a onun araba anahtarlarının bende olduğunu söyle.
Bende senin istediğin bir şey var.
Bende bundan daha fazlası var.
Aradığınız şey bende var.
Adresin bende yok.
Tom'a şemsiyesinin hâlâ bende olduğunu söyle.
Video bende var.
Bende biraz çılgınlık var.
Bende Tom'un numarası yok.
O bende yok.
Senin günlüğün bende.
Onun aradığı bende değil.
Bende korkunç mide yanması var.
Aradığınız kriterlerin bende olduğuna inaniyorum.
Bende yok.
Henüz bende değiller.
Senin için sakıncası yoksa bunlar bende kalacak.
Bu saat bende kalamaz. Tom'a geri vermek zorundayım.
Şu an komuta bende.
Tom'a parasının bende olmadığını söyle.
Senin kıvrak zekân bende yok.
Bende güzel fikir bitmez.
Tom'un adresi belki bende vardır.
Bende herhangi bir belirti yok.
Bende hâlâ bir tane yok.
Kaskın bende.
Bende senin bir şeyin var. Onu geri almak için neden buraya gelmiyorsun?
Bende önemli bir şeyi unutuyoruz gibi bir his var.
Bende sinek as var.
"Bende satılık çok şey var." "Ne tür şeyler?"
Pasaportun bende kalacak.
Sizinle evlinicem ama karınız olmicam,yani beraber yatmicaz hiçbi zaman odamı kilitlicem ve anahtar sadece bende olacak.
Bende ifade ettiğin güven için teşekkürler.
Edwin adı bende hiçbir şey çağrıştırmıyor.
Tom'un anahtarı bende.
Bende geriye bakmak ve yaptıklarım için pişman olmak eğilimi yoktur.