Lernen Sie, wie man benzeri in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Lisa o kadar yeteneklidir ki kendisi için vida ve benzeri küçük nesneleri bile yapabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri kaldırmanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri bir kenara koymanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim ortak çok şeyimiz var: hobiler, öğretim durumu, ve benzeri.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John'un tıpatıp benzeri.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un grip benzeri belirtileri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana yaşımı, adımı, adresimi ve benzeri şeyleri sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu film insan benzeri zeka kazanan bir sincap hakkındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben elma ve muz ve benzeri farklı meyveler yedim. Ayrıca iki patates yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un grip benzeri semptomları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar çocukların sevdiği küçük bir hayalet vardı. O genellikle ormanda şarkılarını söylerdi ve flütünü çalardı ve kuşlar ve benzeri hayvanlarla oyalanırdı. Bazen insanların yaşadığı köye gelirdi ve sevdiği çocuklarla oynardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tokyo borsası benzeri görülmemiş bir düşüş gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökbilimciler, Büyük Kırmızı Leke'nin Jüpiter'in atmosferindeki büyük bir kasırga benzeri fırtına olduğunu düşünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Benzer benzeri çeker.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar birbirlerinin benzeri.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kış benzeri görülmemiş miktarda karla başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten benzeri görülmemiş bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Fiyat sıçramasının eşi benzeri görülmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya benzeri gezegenler olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer restoran, kantin yahut kafeterya benzeri mekânlardan bahsediyorsak, ''feedback'' kelimesi pek uygun olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'de inme benzeri semptomlar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, yıllarla beraber eşi benzeri görülmemiş bir ölçeğe erişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Son iki hafta içinde grip benzeri belirtiler gösteren birileriyle yakın temasta bulunmuş muydunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Judy eşi benzeri görülmemiş derecede zeki bir öğrenciydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sapsız bir hayvan olan mercan, dünyadaki biyolojik kökenli en büyük yapıları inşa etmek için bitki benzeri alglerle olan ilişkisine güvenir.
Translate from Türkisch to Englisch
O'nun benzeri hiçbir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamas, İsrail'e eşi benzeri görülmemiş koordine bir saldırı düzenledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamas, İsrail'i eşi benzeri görülmemiş derecede küçük düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch