Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "benzin"

Lernen Sie, wie man benzin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabam çok benzin yakar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sola dönerseniz, benzin istasyonu bulursunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kenara biraz benzin koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, benzin kullanmayan yeni bir motor icat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arabaya benzin koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir benzin istasyonu görevlisi olarak çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabaya biraz benzin koymayı unutmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin kokusu alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin kokluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin yakıt için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin için nerede ödeme yapacağım?
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin litre ile satılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Beş galon normal benzin, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sonraki benzin istasyonunda duralım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dahaki benzin istasyonu kaç mil uzakta?
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bir benzin istasyonunda çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabama beş galon benzin pompaladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu civarda en yakın benzin istasyonu nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek benzin istasyonunda dolum yapmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin fiyatları şu ya da bu şekilde hepimizi etkiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir benzin talebi mevcut.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir varilde kaç litre benzin vardır?
Translate from Türkisch to Englisch

Nasıl daha az benzin harcarım?
Translate from Türkisch to Englisch

Sence az benzin harcamak için yakıt tasarrufunu nasıl yapabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benzin kokusu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

“Ne kadarlık benzin istiyorsunuz?” “Fulle.”
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin almam gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'un otuz mil güneyinde bir benzin istasyonundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin fiyatı yükseliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benzin satın aldı ve peşin ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya yakın bir benzin istasyonu var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin istasyonu haftanın yedi günü açık.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin istasyonu bir kilometre ileride.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kilometre ileride bir benzin istasyonu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin istasyonunda sandviç satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir benzin istasyonunda çalışırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin artık ucuz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Borudan benzin kaçıyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin ilk araba sürmeye başladığım zamanda olduğu kadar ucuz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve giderken benzin almak için durdum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Genellikle yapmak isteyeceğin ilk şey benzin seviyesini kontrol etmektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Odaya girer girmez sadece tütün kokusunu değil aynı zamanda benzin kokusunu da fark ettim.

Benzin tankı neredeyse boş.

Tom benzin göstergesine baktı.

Tom benzin istasyonuna çekti ve motorunu kapattı.

Geçen ay için benzin faturam çok yüksekti.

Tom benzin faturasını ödeyip ödemediğini hatırlayamadı.

Ben bir benzin istasyonunda çalışıyorum.

Ödünç alabileceğim bir benzin bidonun var mı?

Yangın başladıktan kısa bir süre sonra benzin istasyonu patladı.

Köye iki kilometre kala benzin bitmiş.

Tankta benzin var mı?

Benzin göstergesi boşu gösteriyor.

Betin benzin atmış.

Biz sağanak yağmurda benzin istasyonuna kadar tüm yolu gittik.

Bugün kırk dolarlık benzin aldım.

Benzin istasyonu nerede?

Tom benzin kokabilir.

Benzin şimdi ucuz.

Benzin fiyatları düştü.

Dan kendine benzin fışkırttı ve kendini yakmakla tehdit etti.

Tom benzin istasyonuna girdi.

Benzin, fuel oil'den daha yanıcıdır.

Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.

Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.

Bu araba diğer iki arabadan daha fazla benzin kullanıyor.

Bu araba çok benzin kullanıyor.

Ben benzin için benzin istasyonuna çektim.

Benzin fiyatları bu yaz birdenbire fırlıyor mu, merak ediyorum?

Dan benzin istasyonunda kendi etrafındaki polisler olduğunu fark etti.

Fransa'da benzin Amerika Birleşik Devletleri'nden daha pahalıdır.

Benzin buralarda azdır.

Havaalanı yolu üzerindeki bir benzin istasyonunda durdular.

Bu benzin istasyonunun benzini iyi ve ucuz.

Bana beş galon benzin verin, lütfen.

Sonraki istasyonda durup benzin alalım.

Tom ve Mary'nin birlikte bir benzin istasyonları var.

Benzin fiyatları yüksek.

Belki yol tarifi sormak için bir benzin istasyonunda durmalıyız.

Bu, benzin değildir.

Tom 30 galon benzin aldı.

Benzin bidonlarımızdan biri kayıp.

Tom benzin istasyonun yanında küçük bir mağazaya sahip.

Dan benzin istasyonunda geride bırakıldı.

Bir sonraki benzin istasyonuna gidecek kadar yeterli benzinimiz olduğunu düşünüyor musun?

Benzin deposu patlayacak.

Bir sonraki benzin istasyonunda arabayı sağa çekeceğim.

Arabama biraz benzin koymam gerekiyor.

En yakın benzin istasyonu nerede?

Onlar bu benzin istasyonunda robotları şarj ediyorlar.

Yolda benzin bitti.

Benzin kamyonu kapıya çarptı ve patladı.

Benzin için ne kadar ödüyorsun?

Arabaya benzin koydum.

Benzin fiyatları neden çok yüksek?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch