Lernen Sie, wie man beslemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kuşları beslemek için istekliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğinizi beslemek için en iyi zaman ne zamandır?
Translate from Türkisch to Englisch
Oyundan sonra, o, köpeğini beslemek için doğruca eve gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, köpeğini her gün etle beslemek için yeterince zengin değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kedimi beslediğim aynı şeyle köpeğimi beslemek uygun mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
O, köpeğini beslemek için çalıştığı restorandan sık sık masa kırıntılarını getirirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parktaki kuşları beslemek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercinleri beslemek hoşuma gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aileyi asgari ücretle beslemek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom burada olsa köpeği beslemek zorunda olmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer evcil hayvanını beslemek istiyorsan, ona iyi davranmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Boş ümit beslemek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu herkesi beslemek için yeterli yiyecek değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercinleri beslemek yasaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece ailemi beslemek için yeterli para kazanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, köpeğini kuru köpek mamasıyla beslemek istemediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün aileyi beslemek için burada yeterince var.
Translate from Türkisch to Englisch
Aileni beslemek için yeterli yiyecek bulamazsan ne yaparsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim sadece üç kişiyi beslemek için yeterli yiyeceğimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilere hayvanları beslemek için izin verilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece çocuklarımı beslemek için biraz para kazanmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için hayvan beslemek mümkün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Anne bebeği beslemek için kendi sütünü kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bebeği anne sütü ile beslemek istiyor ama o yeterince süt yapmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom atları beslemek için dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesi beslemek için yeterli yiyeceğimizin olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklarımı beslemek için ne gerekiyorsa yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dairede köpek beslemek doğru değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dairede köpek beslemek doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavukları beslemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşadığım apartmanda hayvan beslemek yasak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalman, kirpisini buğulanmış sebzelerle beslemek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğimi beslemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch