Lernen Sie, wie man beslenme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Öğrencilerin beslenme zamanı on ikiden bire kadar.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi sağlık düzgün beslenme ve ölçülü egzersizden ibarettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı fakir bölgelerde beslenme yetersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Beslenme ve sağlık arasında bir bağlantı var olmalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O, Tom'un beslenme çantası mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Sivrisinekler insanoğlunu tehlikeli fakat gerekli bir beslenme kaynağı olarak görüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom beslenme çantasını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi beslenme alışkanlıkları gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kimin beslenme çantası?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir dengeli beslenme yemeye çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Vejetaryen beslenme sağlığınız için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışkı ile beslenme köpeklerde yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetersiz beslenme, yeterli miktarda yiyecek almama anlamına gelen yaygın bir yanlış kavramadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü beslenme bir kişinin diyetinde çok az ya da çok besin içerdiği zaman oluşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Araştırmacılar, "Doğa-Beslenme" tartışmalarını çözmek için tek yumurta ikizlerini inceliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Beslenme konusunda eğitim görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Beslenme üzerine eğitim almadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin beslenme kutusuna bir not koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom'un beslenme çantasına one ne kadar sevdiğini söyleyen bir not koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir beslenme uzmanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Katya sağlıklı beslenme ile ilgili bir dergi okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Katya sağlıklı beslenme ile ilgili bir yayını takip ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bugün okula giderken beslenme çantasını götürmeyi unutmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunlara daha beslenme çantası dahil değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun beslenme bozukluğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Deniz veganlığı kuşku yaratan bir beslenme biçimi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün hastalıklarımı işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyet yardımıyla ve gluten, buğday ile öteki taneli tahılları beslenme düzenimden çıkararak yendim.
Translate from Türkisch to Englisch