Lernen Sie, wie man beyefendi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 91 handverlesene Beispiele.
O mükemmel bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Amerikalı bir beyefendi değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi çok meşhur bir piyanisttir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un her inçi bir beyefendi idi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O beyefendi kim?
Translate from Türkisch to Englisch
O, tam bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O beyefendi bir doktor olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, beyefendi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi gibi giyinir ancak bir şaklaban gibi konuşur ve hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni görmek isteyen bir beyefendi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık ki bu para tedavülden kalktı beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu beyefendi genellikle bir şapka giyer.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi ile dostça bir konuşma yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi hanımın elini öptü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi böyle bir şey yapmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi böyle bir şey söylemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun konuştuğu beyefendi kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi sokakta tükürmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Adamı örnek bir beyefendi olarak tanımladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tamamen siyah giyinmiş beyefendi kim?
Translate from Türkisch to Englisch
İki beyefendi sizi görmek için bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin bir beyefendi gibi davranmaya çalışmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçek bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi sizin yokluğunuzda aradı, efendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenimiz kelimenin tam anlamıyla bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi, valizlerinizi hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi diğerlerine karşı her zaman kibardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen oturun, beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu beyefendi benim bir tanıdığım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçek bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklardan en çok iktisatçıyı beğendim, çok beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
İsminiz nedir, beyefendi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi, sizi görmek için ısrar ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi, biraz daha sessiz olur musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir beyefendi gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada sizi görmek isteyen bir beyefendi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz de kenara çekilin beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir beyefendi idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi bankanın önünde durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi bankanın önünde duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Size nasıl yardım edebilirim, beyefendi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir beyefendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir beyefendi ve bir bilim adamısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle bir beyefendi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi kız arkadaşı için kapıları açmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi kız arkadaşına çiçekler almalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir beyefendi öyle bir şeyi asla yapmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyefendi eldivenlerini ve silindir şapkasını çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bayan olduğu için, bu yüzden o bir beyefendi.
Bay Hawk bir tür beyefendi.
Gerçek bir beyefendi asla arkadaşlarına ihanet etmez.
Beyefendi bunun kimin arabası olduğunu biliyor mu?
"Beyefendi, nerelisiniz?""Japonya."
Bu beyefendi ilginç sorular soruyor.
O bir beyefendi ve böyle davranılması gerekiyor.
Beyefendi, ben para yatırmak istiyorum. Bunu nasıl yaparım?
Mehmet beyefendi herkesin hayatını harcamaya kalkma götünü sikerler aklında olsun.
Ahmet beyefendi ve Mehmet beyefendinin çocukları rahat etsin diye başka çocukları kullanıp harcamaya kalktılar.
Siz bir pisliksiniz, Beyefendi!
Gerçek bir beyefendi bir bayanı bekletmemeli.
Genç beyefendi bir şey içmek istiyor.
Tom sevgi dolu ve şefkatli bir beyefendi.
O beyefendiler arasında bir beyefendi.
Bir beyefendi ve bir bayan görüyorum.
Tom gerçek bir beyefendi olduğunu kanıtladı.
Beyefendi Kanadalı bir ekonomist.
O bir beyefendi, yakışıklı, zeki ve zengindir.
Aşağıda seninle konuşmak istediğini söyleyen bir beyefendi var.
Tom gerçek bir beyefendi idi.
Onun, o şekilde hareket etmesi için bir beyefendi olmalıdır
Dedektif kendini yaşlı bir beyefendi olarak kamufle etti.
O bir beyefendi. O böyle bir şey söylemiş olamaz.
Bir beyefendi nasıl banjo çalacağını bilen ve bilmeyen biridir.
İki yıl önce, bu beyefendi bir fizikçi olarak çalıştı.
Beyefendi Türkçe konuşuyor mu?
Tom mükemmel bir beyefendi gibi davrandı.
O beyefendi geçimini sağlamak için ne işle meşgul?
Tom bir beyefendi değil.
Gerçek bir beyefendi kadınına kırmızı güller getirir.
Güzel bir beyefendi olmak için büyüdü.
Sami'ye "Beyefendi Soyguncu" adı verildi.
Tom çok beyefendi biriydi.
Beyefendi, siz öğretmen misiniz?
Tom'un konuştuğu beyefendi kim?
"Şu kız kim?" "Beyefendi, o bir erkek ve adı da Pedro. Bu devirde insan, tanımadığı kişilerin cinsiyeti hakkında peşin yargıda bulunmaktan kaçınmalı. Karşı taraf bundan rencide olabilir."
İstasyonda bizi iki beyefendi bekliyordu. Biri meraklı ve keskin bakışlara sahip açık mavi gözleri ve aslan yelesini andıran saçı sakalı ile sarışın, uzun boylu; diğeri ise çenesine doğru uzayan favorileri, giydiği frak ve tozluğuyla düzgün ve zarif görünen, gözlüklü, etrafı süzen ufak tefek biriydi.
Teklif ettiğiniz fiyatlardan satabileceğimiz bir ürün yok beyefendi. Siz maalesef yanlış yere gelmişsiniz. Burası hurdacı değil, antikacı dükkânı.
Bir beyefendi gibi davranıyorsun.
Beyefendi, arabanızı buraya park edemezsiniz.