Lernen Sie, wie man bildiğini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Benim bildiğimi bildiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bildiğimi bildiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun Japonya hakkında her şeyi bildiğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin bildiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un niçin cırcır böceği izlemekten asla hoşlanıyor gibi görünmediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un niçin bir polis olmak istediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un seçimi kimin kazanacağını umduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un onun kaybettiği anahtarı nerede bulduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un Harvard'dan ne zaman mezun olduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, John'un ne zaman aşçılığa başlamayı planladığını Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John'un niçin hastanede olduğunu Mary'nin bildiğini sanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin ne kadar para kazandığını bildiğini düşünüyor fakat Mary Tom'un onun kazandığını düşündüğünden çok daha fazla kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin onu ne kadar önemsediğimi bildiğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cesetin nereye gömüldüğünü bildiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hakkında bir şey bildiğini sanmıyorum, ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sorunu zaten bildiğini farz etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne olduğunu zaten bildiğini varsayıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin onun niçin ondan hoşlanmadığını bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin raporu kime teslim edeceğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin saat kaçta gelmesi gerektiğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin Python, JavaScript ve Perl'de nasıl program yapılacağını bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin operadan ne kadar nefret ettiğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin niçin bir rahibe olmaya karar verdiğini bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin favori müzisyeninin kim olduğunu bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neler olduğunu bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne istediğini bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin nasıl kaynak yapacağını bildiğini sandığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sürpriz partiyi bildiğini belli etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman kendi bildiğini zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye sadece bildiğini söyleyebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu konuda hiçbir şey bildiğini reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sırrı bildiğini itiraf ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sırrı bildiğini söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman kendi bildiğini okumaya çalışır.
O, her zaman kendi bildiğini okumak ister.
Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Bütün bunların ne hakkında olduğunu bildiğini sanıyorum.
Onun bildiğini biliyorum.
Bildiğini biliyorum.
Bana nereden bildiğini söyle.
Tom'un bir şey bildiğini sanmıyorum.
Tom'un ne yaptığını bildiğini umuyorum.
Tom'un ne bildiğini öğrenmeliyim.
Tom'un Fransızcayı nasıl okuyacağını bildiğini unuttum.
Tom'un akordeon çalmayı bildiğini unuttum.
Tom'un burada olduğumuzu bildiğini sanmıyorum.
Tom'un Çin dominosunu nasıl oynayacağını bildiğini düşünmüyordum.
Tom'un Fransızca bildiğini sanmıyorum.
Tom bana Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini söyledi.
Tom'un bildiğini düşünmüyordum.
Tom'un bildiğini umuyorum.
Tom'un bir şey bildiğini biliyordum.
Bildiğini bile bilmiyordum.
Ne bildiğini bilmem gerekiyor.
Ne bildiğini bilmeliyim.
Tom'un ne bildiğini bilmem gerekiyor.
Tom'un ne bildiğini bilmeliyim.
Gerçekten Tom'la çıkmak istemediğini yeterince iyi bildiğini biliyorum.
Bunu bildiğini biliyorum.
Tom'un ne bildiğini biliyorum.
Tom'un bir şey bildiğini biliyorum.
Yapılması gerekeni nasıl yapacağını bildiğini biliyorum.
Tom her zaman kendi bildiğini okur gibi görünüyor.
Bu odadaki kaç kişinin Tom'un soyadını bildiğini düşünüyorsun?
Tom'un nasıl yüzeceğini bildiğini düşünüyor musun?
Tom zaten onun nasıl yapılacağını bildiğini söylüyor.
Tom şimdi Mary'nin kendi bildiğini okumasına izin vermesi gerektiğini fark ediyor.
Tom başka herkesin ne bildiğini bilmiyordu.
Tom her zaman kendi bildiğini okumak ister.
Ne yaptığını bildiğini belirttin.
Bizden ne yapmamız beklendiğini Tom'un bildiğini umuyordum.
Ne olduğunu zaten bildiğini düşündüm.
Tom'un bildiğini kim söylüyor?
Tom'un ne bildiğini bulun.
Tom'un ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?
Tom'un bildiğini düşünüyor musun?
Tom'un gerçekten ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?
Tom'un kim olduğumuzu bildiğini mi düşünüyorsun?
Tom'un Mary'nin evli olduğunu bildiğini düşünüyor musun?
Tom'un ne olduğu hakkındaki gerçeği bildiğini düşünüyorum.
Bunu herkesin zaten bildiğini düşünüyorum.
Seni neden davet ettiğimi bildiğini düşünüyorum.
Seni neden aradığımı bildiğini düşünüyorum.
Nedenini bildiğini düşünüyorum.
Ebeveynlerimin bildiğini düşünüyorum.
Tom, sonra ne olacağını bildiğini düşünüyor.
Tom Mary'nin ne yaptığını bildiğini düşünüyor.
Ben de senin her bildiğini bilmek istiyorum.
Bir şey bildiğini sanmıyorum.
Ne bildiğini bana anlatacak mısın?
Tom'un bildiğini biliyorum.
Fransızca konuşmayı bildiğini duydum.
Bizi bildiğini düşünüyorum.
Tom'a senin bunu çoktan bildiğini söyledim.
Herkesin bildiğini bir kez daha yazacak değilim.
Tom cevabı bildiğini sanıyor.
Tom cevabı bildiğini düşünüyor.