Lernen Sie, wie man bilerek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispiele.
Bunu bilerek yaptın!
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, bunu bilerek yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek onun hislerini incittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Jack annesinin değerli bir vazosunu kırdı, ama bilerek yapmadı, bu yüzden o kızmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bilerek pencereyi kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu bilerek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana bilerek yanlış bir adres verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu hatayı bilerek yaptığını mı düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O hatayı bilerek mi yaptın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bilerek geç kaldığından eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bilerek yanlış adres söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatayı bilerek yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
İki gün önce servis bilerek yarım saat geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sterilizasyon bilerek yapılmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin beni unutmadığınızı bilerek oyunuma devam ettim hepsi bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni seven kadın fiziksel özelliklerime bakmadan ve tüm hatalarımı bilerek de sevebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Annem babam bile olsa onlara bilerek yaptıkları yanlışları söylemeli miydim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek ve isteyerek kimseyi üzmek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni bilerek bekletmeniz çıldırtıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinirli ve aceleci görünmek hoş değil, bilerek bekletilmek hiç hoş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabayı bilerek oraya park ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonra arabayı yine bilerek tam ortaya park ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bilerek başını salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun sırasını bilerek atladık diyenler şimdi nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sözümü bozduysam bunu bilerek yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiçbir zaman insanları sizin gibi bilerek kırmak istemem .
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalarım olmuştur elbette ama çoğunu bilerek yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen durumu düzeltmek için eline geçen birçok fırsatı kullanmadın. Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu bilerek yaptığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu bilerek yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Beni sinirlendirmek için bilerek vazoyu kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bana bilerek ihanet ettin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Babamın sırasını bilerek atladık demediniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek kalp kırmadığımın ne zaman farkına varacaksınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sayfa bilerek boş bırakılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bilerek hata yapmış muamelesi yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek bana yanlış adres verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilerek beni şaşırtmaya mı çalışıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu bilerek yaptın!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bilerek son sayfayı boş bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o hatayı bilerek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bu yanlışı bilerek yapmamalıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatımı bilerek mahvettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu bilerek yaptığını sanmıyorum.
O bunu bilerek yaptı.
Onu bilerek yaptın.
Sanırım Tom tabağı bilerek kırdı.
Her şeyi bilerek doğmuyoruz.
Bunu bilerek mi yaptınız?
Neden biri bunu bilerek yapmak istesin?
Onu bilerek mi yaptın?
Hiç kimse her şeyi bilerek doğmaz.
Üzgünüm. Bunu bilerek yapmadım.
Hadi, Mary. Tom'un onu bilerek yaptığına inanmıyorsun, değil mi?
Ben onu bilerek yapmaya çalışmıyordum.
Ben onu bilerek yaptım.
Ben bilerek doğmadım.
Kimse bilerek doğmaz.
Tom senin bunu bilerek yapıyor olduğunu düşünüyor.
Sanırım onu bilerek yapıyorlar.
Ben onların bunu, bilerek yaptıklarını düşünüyorum.
Tom'un bunu bilerek yaptığını biliyorum.
Güzelliğini bilerek mi gizlediğini söylemek istiyorsun?
O beni bilerek incitti.
O bana bilerek zarar verdi.
Bütün bunları bilerek yaptığını sanıyorlar.
Tom onu bilerek yaptığıma asla inanmayacak.
Onu bilerek yapmadık.
Sanırım onu bilerek yaptın.
Onu bilerek yapmadın, değil mi?
Tom, Mary'nin onu bilerek yapmadığını biliyordu.
Tom onu bilerek mi yaptı?
Tom'un onu bilerek yaptığından oldukça eminim.
Neden Tom onu bilerek yapardı.
Tom'un onu bilerek yapmadığından oldukça eminim.
Tom'un bunu bilerek yaptığını çok ciddiye alıyorum.
Tom bunu bilerek yaptı.
Tom bunu bilerek yapmadı.
Sanırım onlar bunu bilerek yaptı.
Onu bilerek yaptım.
Ben onu bilerek yapmadım.
Bence Tom bunu bilerek yapmamıştı.
Bunu bilerek yapmıştık.
Belki Tom bilerek yapmıştır bunu.
Tom'un bunu bilerek yaptığını düşünüyorum.
Hemen söylemeliyim ki, bana bu yetkiyi onlar bilerek ve anlayarak vermediler.
Bilerek yapmadılar.
Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."
Bunu bilerek yaptığını biliyorum.
Maçı bilerek kaybetti.
Bunu bilerek yapmamıştım.
Aklıma, Tom'un bunu bilerek yapmış olabileceği geldi.
Bilerek başarısız oldum.
Bilerek kaybettim.
Ana, hışımla Pedro'nun yanına gidip ona çıkıştı: "Beni başka bir Ana ile aldatıyormuşsun! İnsanlar onunla telefonda konuşurken şüphelenmesinler diye bilerek mi böyle yaptın?"
Montumu bilerek evde bıraktım.