Lernen Sie, wie man bilgelik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Bilgelik yaşla birlikte otomatik olarak gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik sonsuz bir hazinedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu dünyevi bilgelik bir zamanlar herhangi bir bilge adamın sevimsiz sapıklığıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
' Felsefe ' bilgelik sevgisi anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik, bilgeliğe sahip adam için hiçbir şey yapmazsa bir lanettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik altın ya da gümüşten daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman ve koşullar bilgelik getirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik bize güç verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik gelince saç gider!
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim olmadan bilgelik gelemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik beni takip ediyor ama ben daha hızlıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Maria her zaman bilgelik sözleri fısıldıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman geçerken bilgelik artar.
Translate from Türkisch to Englisch
Düzeltmek için isteklilik bir bilgelik işaretidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Felsefe bilgelik sevgisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim bilgelik getirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Atasözleri bilgelik doludurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
En yüksek bilgelik kalbinkidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Alçak için bilgelik ve iyilik iğrenç görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm bilgelik yukarıdan geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgi sınırlıdır; bilgelik daha sınırlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla deneyime sahip olduğunuzdan dolayı daha fazla bilgelik kazanırsınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik, yalnızca gerçekleri bilmekten ibaret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba bir bilgelik kaynağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Socrates kendi cahilliğimizin farkına varmanın bilgelik yolunda atılmış ilk adım olduğunu söylemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Kuran'ın bilgelik kitabı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi. Kocası da yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Athena, bilgelik tanrıçasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik sadece gerçekte bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik, güce baskın gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Komplo teorileri, para yerine bilgelik vaadiyle insanları kendilerine çeken saadet zincirleridir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Şifayı kapmak" deyimi, hastayken üretilen antikorlar ile hastalığa karşı daha sonrası için doğal bağışıklık oluşmasına işaret eden bir kadim bilgelik örneği.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik bana hiç olduğumu, aşk ise her şey olduğumu söylüyor. Hayatım bu ikisi arasında akıp gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bilgelik diyarıyım, Ali de kapısı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessizlik bilgeliğin bir işaretidir ama tek başına sessizlik bilgelik değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkaklık bazen bir bilgelik işaretidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Baykuş bilgelik sembolü.
Translate from Türkisch to Englisch