Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bilgisayarı"

Lernen Sie, wie man bilgisayarı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bir bilgisayarı nasıl kullanacağını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar bilgisayarı hem oyunlar, hem de iş için kullanırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kişisel bir bilgisayarı nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir bilgisayarı nasıl kullanacağını anlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bilgisayarı ile sorun yaşadığını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bu mağazadaki herhangi bir bilgisayarı almak için yeterli parası var.O sadece hangisini alacağına karar vermeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir bilgisayarı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı tamir edemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bir bilgisayarı şimdi mi alacağına ya da birkaç ay daha mı bekleyeceğine karar veremiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mac bu bilgisayarı nasıl kullanacağını bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benim bilgisayarı kullanmak için buraya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dizüstü bilgisayarı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iki bilgisayarı karşılaştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben o bilgisayarı kullanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı onaramam.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeterli param olsaydı, bu bilgisayarı almıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin zaman bu bilgisayarı kullanabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı çalıştırmayı kolay buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilgisayarı nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir bilgisayarı nasıl bozacağını bilir fakat nasıl tamir edeceğini bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer param olsaydı, bu bilgisayarı satın alırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bilgisayarı nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Tom'un bilgisayarı.
Translate from Türkisch to Englisch

O Tom'un bilgisayarı mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir bilgisayarı olmayan tek kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom istediği bilgisayarı satın alması için yeterli paraya sahip değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilgisayarı almayı öneren sensin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı kullanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilgisayarı tamir edemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sinir bozucu... Ne zaman bilgisayarı kullansam başıma ağrılar giriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Billy'nin bilgisayarı yenidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kişisel bilgisayarı kullanabilen tek kişi o.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un iki tane bilgisayarı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın ilk bilgisayarı olan ENIAC, elektrikle çalışan ve elektronik veri işleme kapasitesine sahip, 167 m² bir alana sığan ve ağırlığı 30 tonu bulan bir bilgisayardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bilgisayarı için yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı kapattım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarı geri getir.
Translate from Türkisch to Englisch

Param olsaydı, bilgisayarı satın alırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir bilgisayarı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bilgisayarı nasıl kapatacağını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dizüstü bilgisayarı nereye sakladın?
Translate from Türkisch to Englisch

O, bilgisayarı satın alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeterli param olsaydı o bilgisayarı alırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilgisayarı çalıştıramam.

Onun yeni bir bilgisayarı var mı?

Julian bilgisayarı kapatmayı unutmaya devam ediyor.

Her öğrencinin kendi bilgisayarı vardır.

Bu benim annemin bilgisayarı.

Tom bilgisayarı açtı.

Bu bilgisayarı kullanmak için bir şifreye ihtiyacımız var.

Tom bana sahip olabileceğim eski bir bilgisayarı olduğunu söyledi.

Bu bilgisayarı sadece o kullanabilir.

Bir bilgisayarı kullanmak için yazmayı öğrenmek zorundasın.

Tom'un bilgisayarı cevap vermiyor.

Bilgisayarı kapattı.

Onların bir bilgisayarı varmı ?

Tom'un bilgisayarı bozuldu.

Tom'un bilgisayarı bozuk.

Bu bilgisayarı bana, doğum günümde kardeşim almıştı.

Bu bilgisayarı, babam, bana doğum günümde almıştı.

Sana bir bilgisayarı nasıl tamir edeceğini öğretebilirim.

Bu bilgisayarı satın almak istiyorum.

Tom'un bilgisayarı öyle eski ki hâlâ Windows 98 çalışıyor.

Bilgisayarı yeniden başlatmayı denedin mi?

Bilgisayarı yenide başlatmayı denediniz mi?

Tom'un bilgisayarı benimkinden çok daha yeni.

Tom bilgisayarı kapattı.

Onun bilgisayarı yok.

Tom'un kendine ait bir bilgisayarı bile yok.

O bir bilgisayarı onardı.

O, bilgisayarı kapattı.

Neden bu eski bilgisayarı kullanıyorsun?

Muhtemelen, bilgisayarı Tom tamir etti.

Sen de bir bilgisayarı nasıl kullanacağını biliyor musun?

Onların bir bilgisayarı var mı?

Sen bilgisayarı kapattın.

O annemin bilgisayarı.

Bilgisayarı yeniden başlatın.

Bu bilgisayarı bir yıl önce satın aldım ve o şimdiden bir dinozor.

Ben bu bilgisayarı kullanıyorum.

Ben bilgisayarı kullanabilir miyim?

Tom'un bir bilgisayarı var mı?

O dizüstü bilgisayarı bana ver.

Bu kimin bilgisayarı?

Param olsa, ben hemen bu bilgisayarı satın alırım.

Bu bilgisayarı kullanan tek kişi sen değilsin.

Bir bilgisayarı çalıştırma yeteneği bu iş için kritik öneme sahiptir.

Bir bilgisayarı internete bağlamak roket bilimi değildir.

Annem, yanlış davranırsam bir hafta boyunca bilgisayarı götüreceğini söyledi.

Tom benim aldığım aynı bilgisayarı benden çok daha ucuza alabilirdi.

Bilim adamları hesaplamalarını yapmak için bir IBM ana çerçeve bilgisayarı kullandı.

Mary Tom'dan bilgisayarı kapatmasını ve akşam yemeği hazırlamasını istedi.

Sanırım neredeyse istediğim bilgisayarı alacak kadar param var.

Sanırım aşağı yukarı istediğim bilgisayarı alacak kadar param var.

Tom'un bilgisayarı arabasındaydı.

Gittikçe daha fazla insanın evlerinde bir bilgisayarı var.

Tom'un bilgisayarı çöktü ve o bir miktar önemli belgeleri kaybetti.

Tom'un bilgisayarı sürekli çöküyor.

Şimdi bilgisayarı kapatmanın zamanı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch