Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bilmediği"

Lernen Sie, wie man bilmediği in einem Türkisch Satz verwendet. Über 43 handverlesene Beispiele.

Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bilmediği bir şey biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söyleyeceğini bilmediği için, o sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kalmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapacağını bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne diyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bilmediği bir şey biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hiçbir şey bilmediği belli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ne yapması gerektiğini bilmediği belli.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların bilmediği bir şey biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona öğretilmeyen şeyi bilmediği için onu suçlayamazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu bilmediği önemli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Cahilliğin en yüksek formu, hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyi reddetmektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a onun zaten bilmediği neyi söyleyebilirim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un arabalar hakkında bilmediği şeyler bilmeye değmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söyleyeceğini bilmediği için sadece gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hiç Fransızca bilmediği doğru mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Kurbağa yürümeyi bilmediği için sıçrar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un onun ne yaptığını bilmediği hissine kapılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'nin bilmediği birkaç banka hesabı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Annemin yaptığımı bilmediği bir sürür şey yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a zaten bilmediği bir şey söylemeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanın bilmediği tek şey insanın kendisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana kimsenin bilmediği küçük bir sır açıklayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adresini bilmediği için, o ona yazmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediği hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim kimsenin nasıl kullanacağını bilmediği çok fazla ekipmanımız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, kimsenin bilmediği şeyleri biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tabii ki bilim her şeyi bilmiyor. Fakat bilimin her şeyi bilmemesi onun hiçbir şeyi bilmediği anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyleri biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyler biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami bilmediği numaralara cevap vermiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami bilmediği numaraları cevaplamaktan hoşlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary hakkında John'un bilmediği şeyler biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hakkında, ailesinin bile bilmediği şeyleri biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bilmediği birinin yanında oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözünü bilmediği bir odada açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan zaaf ve zayıflıklarını bilmediği birini gerçekten sevemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali okuma-yazma bilmediği için imza yerine parmak bastı.

Bir zamanlar kimsenin bilmediği küçük bir köydeydim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch