Lernen Sie, wie man bindi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Adam bütün yolu yürümek istemedi; bu yüzden otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, küplere bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 2.30 trenine bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okula gitmek için otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asansöre bindi ve üçüncü katın düğmesine bastı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom lunapark hız trenine bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eyersiz ata bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayıracak çok zamanı olmadığı için, taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asansöre bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gemiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uçağa bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Tokyo'ya giden bir trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arabasına geri bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir deveye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bir tekneye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arabaya bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tekneye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin arabasına bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, uçağa bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yanlış trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, aceleyle arabasına bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Ginza'da metroya bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hastaneye giden bir taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hastaneye gitmek için bir taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs geldiğinde, o bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bisikletine bindi ve uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, arabaya bindi ve uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, New York'a giden dokuz otobüsüne bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ilk trene bindi ve oraya tam zamanında vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar metroya bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, parka giden bir otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, istasyona gitmek için bir taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Harajuku'ya giden bir otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Atla birlikte tekneye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabaya bindi ve uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Sato güvenle uçağa bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanlışlıkla yanlış trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepsi derhal taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom atına bindi ve yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların eşlerinin hepsi otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanazawa'ya giden bir trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gülümsedi ve trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize gülümsedi ve trene bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç yolcu daha otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerinde bir av tüfeği ile arabaya bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolcuların hepsi gemiye bindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç yolcu uçağa bindi.
Los Angeles'a giden bir uçağa bindi.
Çocuk ilk kez bir ata bindi.
Otobüse ilk onlar bindi.
Tom Mary'yi yanağından öptü ve sonra onun arabasına bindi.
Otobüse bindi ve ön tarafta bir koltuğa oturdu.
Ken kazara yanlış otobüse bindi.
Bob arabasına bindi.
Kazara yanlış otobüse bindi.
Tom kazara yanlış otobüse bindi.
Tom taksiye bindi.
Tom arabasına bindi.
Tom trene bindi.
Tom kapı camını kırdı, içeriye girdi, kapının kilidini açtı ve arabaya bindi.
Tom arabanın kilidini açtı ve bindi.
Tom kaskını giydi ve bisikletine bindi.
Tom arabasına bindi ve ambulansı takip etti.
Tom arabasına bindi ve uzaklaştı.
Tom arabasına bindi, motoru çalıştırdı ve uzaklaştı.
Tom asansöre bindi ve katı için butona bastı.
Tom cipine geri bindi ve motoru çalıştırdı.
Onların üçü limuzine bindi.
Tom Boston'a giden bir otobüse bindi.
Tom arabasına bindi ve kapıyı çarparak kapattı.
Tom arabasına bindi ve çabucak uzaklaştı.
Tom arabaya bindi ve motoru çalıştırdı.
Tom arabaya bindi ve uzaklaştı.
Üç yaşındaki kızıyla birlikte belediye otobüsüne bindi.
Tom atına bindi.
Tom hiç ata bindi mi?
Tom kalabalık asansöre bindi.
Tom arabasına bindi ve yola çıktı.
Onların hepsi arabaya bindi.
Herkes arabaya bindi.
Tom ve Mary her ikisi de arabaya bindi.
Onların her ikisi de arabaya bindi.
Maria arabası bozulduğu için metroya bindi.
Onlar uçağa bindi.
O, treni kaçırmamak için bir taksiye bindi.
Onlar New York'a gitmek için bir trene bindi.
Tom istasyona gitmek için bir taksiye bindi.
Tom bisikletine bindi ve uzaklaştı.
Tom tekerlekli sandalyeye bindi.
Tom ve Mary arabalarına bindi.
O, arabasına bindi.