Lernen Sie, wie man bira in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bira şişeleri camdan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bira sipariş etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Wang Lao Ji bir bira değildir. O bir çaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira içmeyi bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Likör dükkânından bir şişe bira satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bira ne kadar tutar?
Translate from Türkisch to Englisch
Annem yeteri kadar masum bir halde "Biraz daha bira ister misin?" diye sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak bira istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bir bira daha istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç bira ve bir tekila lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir bardak bira istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira dahi içmez, viskiyi söylememe gerek bile yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bira lütfen!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tane daha bira istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
On bir şişe bira içtin!
Translate from Türkisch to Englisch
O büyük bir bardak bira ile susuzluğunu giderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bira daha istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Alkollü içkileri her gün içmek istemiyordu. Fakat bira onun sevdiği içkisidir, bu yüzden o her gün alkolsüz bira içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bavyera'da bir sürü bira fabrikası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda bir bira içiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bara giderdi ve derhal üç bira ısmarlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bira içmek için hâlâ çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen yatmaya gitmeden önce bira içmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gizlice dışarı çıkar ve adamlarla birkaç bira içerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu gece canının bira içmek istemediğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buzdolabından iki bira çıkardı ve birini Mary'ye uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir bira uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendisi için bir bira ısmarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir bira istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir hobi olarak Tom bira mayalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bira içmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok bira içmez fakat kesinlikle çok şarap içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bira, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
İki bira lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira asla biraya dokunmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir bira ısmarlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bira istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira içerdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bira istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira ile başlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bira ile başlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece bira içtim.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok fazla bira içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bira, malttan mayalanır.
Çok bira içmeyin.
Soğuk bir bira hakkında konuşalım.
Ben daha fazla bira içemem.
Tom Mary'ye bir bardak bira aldı.
O, üç şişe bira içti.
Artık bira içemem.
Tıka basa pizza ve bira aldık.
Lütfen ona bir bardak bira doldur.
Bu bira kupası bir pint alıyor.
Bir bira daha alabilir miyim, lütfen?
Lütfen bir teneke bira daha alabilir miyim?
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.
O bira istedi.
O, bira içti.
O, bir bira içti.
Ben bira içmem.
Bu bira soğuk değil.
Bu bira yeterince soğuk değil.
İhtiyacım olan, bir bira.
Bu bira %5 alkol içermektedir.
Soğuk bir bira içmek istiyorum.
Tom evde asla bira içmez.
Daha yeni suşi yiyip bira içtim.
Bir bardak soğuk bira istiyorum.
Bir bardak daha bira alabilir miyim?
Bir bardak bira daha al, lütfen.
Bir bira daha içmek ister misin?
Yatmadan önce bira içmeyin.
Canım bu akşam bira içmek istemiyor.
Sıcak bir günde soğuk bir bira gibisi yok.
Yatmadan önce bira içme.
Ne tür bira içmeyi seversin?
Neredeyse her gün alkolsüz bira içiyor çünkü bira onun en sevdiği içecek fakat her gün alkol içmek istemiyor.
Bira içer misin?
Bira mı yoksa şarap mı içersin?
Bir bardak daha bira istemez misiniz?
Bir bardak daha bira ister misin?
Susuzluğumu gidermek için bir bardak bira içtim.
Bana bir bira daha alıp alamayacağını merak ediyorum.
Mary etrafta olduğunda Tom asla bira içmez.
Banyo yaptım ve sonra bir bardak bira içtim.
Lütfen bu beyefendiye bir bardak bira getir.
Gerçeği söylemek gerekirse, biraz bira içmiştim.
Şimdi soğuk bir bira ilaç gibi gelirdi!
Garson, lütfen bana bir bardak daha bira getir.
Bana bir bira daha getir.
Bana bir bira daha ver.
Bir bira istiyorum.
Bir bira içtin mi?