Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "birbirini"

Lernen Sie, wie man birbirini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.

Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar birbirini çok iyi tanımıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

John ve Mary birbirini seviyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

İki adam birbirini suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar birbirini suçladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Odadakilerin hepsi birbirini tanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Annemle babam birbirini dağlarda tanımış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin birbirini tanıdığını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Birbirini aldatmayacak olgunluğa erişmek herkesin harcı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse birbirini kandırmadığı sürece herkes özgürce yaşama hakkına sahip olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün söylediği geçen hafta söylediğiyle birbirini tutmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun dün söylediği geçen hafta söylediği ile birbirini tutmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İki kadın birbirini tanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne olursa olsun birbirini seven iki aşıktadır sevgi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimsenin birbirini kıskanmamasını isterdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Odadaki herkes birbirini tanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu fantezi kitap gösterişli çok güzel büyülerin bir birbirini izlemesidir ve onun yerine bu onu sıkıcı yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom ve Mary birbirini seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Newton'un yer çekimi kanunu organların birbirini çekme tarzıyla ilgili birçok bilimsel deney ve gözlemlere dayalı matematiksel bir anlatımdır.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada yaşamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada yaşamayı hayal ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sadece herkesin birbirini sevmesini istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirini tanıyor ama onlar tam olarak arkadaş değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar birbirini tanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirini çok seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirini önemsiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızlar birbirini eleştirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirini hak ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Prenses ve İrlandalı birbirini tanıyordu ve evlilerdi ve bir yıl bir gün süren büyük bir düğün yapmışlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

İki sincap büyük bir ağacın gövdesinin etrafında birbirini kovaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirini çok seviyor olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar birbirini sevdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerim birbirini seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar gerçekten birbirini sevdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızlar barda birbirini öptü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary o üniversiteye gittiğinden beri birbirini görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary gerçekten birbirini sevdi.
Translate from Türkisch to Englisch

İki palyaço birbirini tokatladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk ve arkadaşlık birbirini dışlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar birbirini tamamladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım bu gençler birbirini seviyor.

Onlar birbirini sıcak bir şekilde selamladı.

Kader iki kişinin birbirini aramadan bulmasıdır.

Tom ve Mary birbirini tanıyor mu?

Tom ve Mary'nin birbirini sevdiğini herkes biliyor.

Tom ve Mary birbirini küçümser.

Klasik müzik dinlemek ile öğrenmek birbirini tamamlar.

Onlar ailelerinin birbirini sevmediğini bulmuşlardı.

Tom'un ve Mary'nin birbirini çok sevdiğini sanmıyorum.

Sarılırken birbirini onarırsın!

Birbirini ait olan insanlar, her zaman mucisevi bir şekilde tekrar kavuşular.

Birbirini bulanlar, sözcükler olmadan da anlaşırlar.

Körler sağırlar birbirini ağırlar.

Yahudiler İsa'yı tanımaz. Protestanlar Papa'yı tanımaz. Baptistler içki dükkânında birbirini tanımaz.

Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.

Eskiden bütün komşular birbirini ziyaret ediyordu.

İkisi birbirini suçladı.

İkisi de birbirini suçladı.

Günler birbirini izledi.

Herkes birbirini tanıyor.

Körler sağırlar birbirini ağırlıyor.

Ruhlarımız yeniden birbirini buldu.

Onlar birbirini sevdiler.

Benzer olanlar birbirini bulur.

Köyümüzde herkes birbirini tanır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch