Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "birdenbire"

Lernen Sie, wie man birdenbire in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.

Birdenbire gökyüzü karardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cümleler için bir pazar olsaydı, dil bilgisi spekülasyonlarımız birdenbire anlam bulurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kalbi birdenbire daha hızlı atmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birdenbire soğuk terler dökmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dewey birdenbire bir kahraman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O birdenbire çok mutlu oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire onun yüzü soldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey birdenbire oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire yangın alarmı çalmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire ışıklar yandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, o konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire çok hüzünlendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, tiz bir çığlık duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, hava bulutlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, bütün ışıklar söndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, aklıma iyi bir fikir geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, kalın bulutlar güneşi sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, bir adam onların önüne doğru yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire öfkelendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birdenbire yalnız olmadıklarını fark ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire beni öpüverdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire çok mutlu oluverdi.
Translate from Türkisch to Englisch

En büyük kız "şeker istiyorum" diyerek birdenbire konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire çok susuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

"Size hoşça kalın deme vaktidir." dedi birdenbire.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünsenize, bütün bunları birdenbire öğrenseydiniz ne olurdu?
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire önümüzde üç köpek çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire kim olduğunuzu unutursanız şaşırmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, Jack kendisine ne olduğunu fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary birdenbire ortaya çıktığında ben ayrılmak üzereydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire ne olduğunu fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birdenbire az önce ne yaptığını fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza birdenbire oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bölüm şefi birdenbire söyledi: "Kadınlar ve et, onları biraz kokmuş severim."
Translate from Türkisch to Englisch

Onun birdenbire olmasını bekleme.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birdenbire çok meşgul oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire kör olsan ne yaparsın?
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire oldukça acıktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, o güzel ve sıcak görünmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire James'ten bir çağrı aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benzin fiyatları bu yaz birdenbire fırlıyor mu, merak ediyorum?
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire bir köpek havlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu birdenbire olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.

Onun neden işini birdenbire bırakma konusunda hiçbir fikrim yok.

Birdenbire ayağa kalktı, çok solgundu ve gözlerinde tuhaf bir ışık vardı.

Bazen beklenmedik bir hatıra birdenbire karanlıkların arasından çıkıp geliverir.

İş birdenbire yapılamaz.

Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.

Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.

Tom tehlikeyi hissetti ve birdenbire endişelendi.

Birdenbire, pek çok kitap için para ödeyemediğimi hatırladım.

Birdenbire ahır tamamen yandı.

Birdenbire ahır yanıp kül oldu.

Sami'nin arabası birdenbire ortadan kayboldu.

Arabada birdenbire yanan şu kırmızı çaydanlık şeklindeki lambanın anlamı ne? Çayın hazır olduğunu mu gösteriyor?

Ve bu birdenbire değil.

Tom birdenbire hastalandı.

Robert birdenbire uyandı.

Birdenbire her şey yeniden ortaya çıktı.

İsrail'in Demir Kubbe'si birdenbire Hamas'ın füzelerini durduramaz hale mi geldi?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch