Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "birer"

Lernen Sie, wie man birer in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispiele.

Arabalar, otobüsler, kamyonlar; hepsi birer araçtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Talihsizlikler nadiren birer birer gelirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Belgelerin yığınını eşit şekilde böl, ve onları birer birer odanın her iki tarafına koy.
Translate from Türkisch to Englisch

Senatörler birer birer oy kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dünyamdaki herkes birer midilli, onlar gökkuşağı yiyorlar kakaları da kelebek.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yumurtaları birer birer çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla konuşmak için arkadaşları birer birer geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yedek parçaları birer birer inceledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklarım birer nimet.
Translate from Türkisch to Englisch

Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve ben bu sabah birlikte birer fincan kahve içtik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm dünya bir sahnedir, insanlar da yalnızca birer oyuncu. Sahneye girer, çıkarlar ve zamanları boyunca yedi dönemden oluşan birçok oyun sergilerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimizin birer deli olduğunu anmısadığımızda, hayatın tüm gizemi kaybolup, bütün çıplaklığıyla gün yüzüne çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Taş, su, hava somut birer varlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hâlâ tüm bunlar birer varsayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Size birer düdük hediye edeceğim, artık trafik polisi oluyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Birer tane alın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz birer Tom ve Mary'yiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kütüphanedeki bazı kitaplar birer hazinedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık hepiniz ekibimin birer üyesisiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

John sözlşmeleri aldı ve onları birer birer inceledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Haydi, birer içki alalım.
Translate from Türkisch to Englisch

O insanlar benim için birer yabancı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yumurtaları karton kutudan birer birer çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepiniz birer bardak daha çay ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Birer birer, çocuklar ne okuduğumu görmek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimizde birer tane var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar birer birer içeri girdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Villandry şatosundaki bahçıvanlar gerçek birer sanatçı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hadi birer birer gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ayağa kalktılar ve birer birer konuşmalarını yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşlarını kazıkladığı için tüm sevdiklerini birer birer kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Keskin nişancı, kurbanlarını birer birer vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sence onlar değersiz birer et parçası mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Birer bardak daha alabilir miyiz lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch

İki takım da birer puana razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz birer engelli adayıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Çilek de ahududu da birer agregat meyve örneğidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Birer uydurma nedenle, İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul'da.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yandan da İtilâf Devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer muhtıra veriyor.

Bu noktaları, aydınlanmanız için, kamuoyunun aydınlanmasına yardımcı olmak için, sırası geldikçe, birer birer göstermeye çalışacağım.

Sağ kalabilmeleri için, her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al.

Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi temiz ve kirli sayılan her tür hayvan, kuş ve sürüngenden erkek ve dişi olmak üzere birer çift Nuh'a gelip gemiye bindiler.

Sizin kıçı kırık birer ırkçı olduğunuzu herkes biliyor.

Ayrı ayrı birer ahlaksız yaratıklar olan insanlar, toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.

Ayrı ayrı birer ahlaksız olan insanlar toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.

Ailenin her ferdine birer dilim dağıtılıyor.

Birer birer pişirin.

Bunlar haberden ziyade kısa birer film gibiydi.

Peşinden koştuğumuz pek çok hedef aslında birer kumdan kale.

Hoca hepimize birer A4 kağıdı dağıttı.

Arkadaşlarının her birine birer parça verdi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch