Lernen Sie, wie man bireysel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 23 handverlesene Beispiele.
Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel özgürlük, demokrasinin ruhudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
İçerik ve düşüncenin çoğu herhangi bir dile bağımlı olmasına rağmen, Japoncaya odaklanırken, cümle yapısındaki farklar ya da bireysel kelimelerin ayrı ve açıkça yazılmamaları gerçeği o zaman düşünce hakkında birkaç nokta gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok bireysel bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Her durum bireysel analiz gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda, bireysel kullanım içindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı doktor her bir hastaya bireysel ilgi gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel sonuçlar farklı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel suçların sonucunun ortak cezalandırma olması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor takım oyunundan çok bireysel yeteneklerin ön plana çıktığı bir ekip.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok değişik bir bireysel dili var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bireysel emeklilik sisteminden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel çıkışlardan ziyade ortak dil ve tekrarın gücünü kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık insanlar daha bireysel yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaliteli bireysel oyuncu sayısı daha fazlaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Riskleri olsa da bireysel silahlanmaya karşı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pandemi süreci pek çok bireysel satıcıyı olumsuz etkilerken Amazon gibi dev şirketler servetine servet kattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireysel suçlar için toplu ceza, tavsiye edilemez bir stratejidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir bireysel girişimciyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kariyer yapmak yalnızca bireysel bir çabayla mümkündür.
Translate from Türkisch to Englisch