Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "birinci"

Lernen Sie, wie man birinci in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında konuşmak için birinci olmak isteyen kimse olmadığı ortaya çıktı.Şimdi ne yaparız?
Translate from Türkisch to Englisch

Eurovision'un en kötü şarkısı birinci, en iyi şarkısı sondan ikinci oldu. Ne saçmalık!
Translate from Türkisch to Englisch

Yarışmada birinci geldiğin için tebrikler.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yarışı birinci bitirdiğinde, tüm ülke için bir zaferdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom artık bizim birinci dereceden şüphelimiz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda, Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci Dünya Savaşı, sadece 15 yıl önce sona ermişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimin birinci geleceğini düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

O sırada birinci.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci dersimiz matematiktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci sınıf 8. 30'da başlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim üniversite birinci sınıf öğrencisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt dışına gitmenin birinci ayının içinde o hasta oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci kattaki odayı bir öğrenciye kiraladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci kattaki koltukları isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yıl birinci sınıf öğrencisiydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Lisenin birinci yılındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ocak yılın birinci ayıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, o binanın birinci katında.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci sınıf bir şarkıcı olarak tanınıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutuyu birinci kata taşıttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Binanın arkası Birinci Cadde'de.
Translate from Türkisch to Englisch

"Üçüncü dilek mi?" Adam şaşırdı. "Birinci ve ikinci dileği dilememişsem, o nasıl üçüncü dilek olabilir ki?"
Translate from Türkisch to Englisch

O, üniversitede birinci sınıf öğrencisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğru gidin ve birinci köşeden dönün.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar birinci sınıf taşıyıcılar değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri'nde genç ölümlerinin birinci sebebi trafik kazalarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci olmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu... sondan bir önceki, son.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim birinci olmam veya olmamam veya olamamam seni ve arkadaşlarını neden bu kadar alakadar ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch

O birinci ben ikinci mi oldum?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir birinci sınıf öğrencisiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben birinci miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci sınıf öğrenciyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dairem birinci katta bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci Dünya Savaşı, 1914'ten 1918'e kadar sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen de mi birinci sınıfsın?
Translate from Türkisch to Englisch

On birinci sınıftayım.

On birinci sınıfım.

Ben birinci oldum.

Aptallar yarışsa sen ikinci olurdun çünkü birinci olamayacak kadar çok aptalsın.

Tom birinci sınıfı tekrarlamak zorunda kaldı.

Tom birinci dereceden cinayetle suçlanıyor.

Neden birinci ben oldum?

Üzgünüm, sana birinci sınıfta bir yer alamadık.

Birinci Dünya Savaşı 1914 ile 1918 yılları arasında gerçekleşti.

Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.

Neden ben birinci oldum?

Neden ben birinci oldum, ben bile bilmiyorum.

George Bush, Amerika Birleşik Devletlerinin kırk birinci başkanıdır.

Tom birinci sınıf öğrencisidir.

Tom birinci sınıf bir yüzücü.

Tom birinci sınıftan beri Mary'ye aşık.

Senin odan soldan birinci.

Sen birinci değilsin.

Ben sadece birinci sınıf öğrencisiyim.

Eğer Tanrı on birinci emrini verseydi, bunun ne olabileceğini merak ediyorum.

Birinci dersin ne zaman?

Birinci aşama bitti.

Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başladı ve 1918 yılında sona erdi.

Soru kimin birinci olacağı.

Onun tutkusu birinci olmak.

Sen üniversite birinci sınıf öğrencisisin, değil mi?

Ben bir birinci sınıf bileti istiyorum.

Sözde birinci dünyadan insanlar biz Latinlere tekerleği henüz icat etmemiş gibi bakıyor.

Tom şimdi birinci ligde.

Otel birinci sınıftı.

Tom birinci sırada oturuyor.

Birinci aşama tamamlandı.

Listende birinci sırada kim var?

Birinci Dünya savaşı ertesi yıl patladı.

Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.

Yangın birinci kattaydı.

Bu asansör ne birinci ne de ikinci katta duruyor.

Birinci sınıf öğrencileri kompozisyon yazdıklarında, kelimeler arasında boşluklar bırakmaları gerekmiyor mu?

O, birinci gün çalışamadı.

Tom birinci sınıf seyahat etti.

Birinci sayfayı okudum.

Birinci Dünya Savaşı bölgesel bir çatışma olarak başlamış ve tarihin en kötü insanlık felaketlerinden biri olmuştur.

O birinci katta.

Tom yarışmada birinci geldi.

Harvard'da birinci sınıf öğrencisiyim.

Birinci kat sular altında kaldı.

O, yarışmada birinci geldi.

Tom birinci dereceden cinayetten suçlu bulundu.

Tom, Harvard'da birinci sınıf öğrencisidir.

Dan, Lind Smith hakkında birinci derecede cinayetten yargılandı.

Birinci hol çorbadır.

1934 yılının Mart-Nisan aylarında Almatı'da Kazakistan Birinci Satranç Şampiyonası düzenlendi

Tom birinci kata indi.

Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.

Franklin okula gitti ve çok çalıştı. Birinci yılın sonunda tam üniversite bursu kazandı.

Ben zaten birinci basamağı yaptım.

Bu masadaki beyler Birinci Körfez Savaşı sırasındaki deniz komutanlarıydı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch