Lernen Sie, wie man birincisi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Joan ve Jane kız kardeş. Birincisi bir piyanisttir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira birincisi ikincisinden daha önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan haklarının birincisi susmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yılın Miss Universe birincisi çok uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıf birincisi olarak mezun oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ev almamaya karar verdi, birincisi çok pahalıydı, ikincisi ofisine uzaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman sınıfının birincisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızlar ve İngilizler içki içmeyi severler ama birincisi kırmızı şarap için içeriye girerken ikincisi birayı tercih eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıf birincisi oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıf birincisi olarak mezuniyet konuşmasını yapan öğrenci oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birincisi, hiç param yok. İkincisi, vaktim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Birincisi ve en önemlisi, neden burada olduğunu anlaman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birincisi, İngiltere'nin koruyuculuğunu istemek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıfının birincisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birincisi birliği ikiye bölmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç çeşit arkadaş vardır: Birincisi su gibidir, her gün ararsın. İkincisi ilaç gibidir, ihtiyacın varken ararsın. Üçüncüsüyse mikrop gibidir, sen aramasan da o seni bulur.
Translate from Türkisch to Englisch