Lernen Sie, wie man birinde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 62 handverlesene Beispiele.
Aşk, harika bir duygu, herkese hayatında günün birinde gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu günlerden birinde niçin evime gelmiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar günün birinde bize boyun eğecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde onunla karşılaşacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünlerin birinde seni ziyaret edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu günlerden birinde seni oraya götüreceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde seni tekrar görmek isterim.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde, bir yelkenliye sahip olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu günlerden birinde seni ziyaret etmeyi düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde Wikipedia'da "viegra"'ya bakacağımı düşünmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayalin günün birinde gerçek olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ayın birinde faturalarımın çoğunu öderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapının yanındaki masalardan birinde yalnız oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom lokantadaki kabinlerden birinde yalnız oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya Kupası ayın on birinde başlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Nasıl olsa günün birinde buluşuruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom restoranın önündeki masaların birinde oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün birinde yine karşılaşacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerel çiftliklerden birinde iş buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun zaman önce köyün birinde yaşlı bir adam yaşarmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayın diskinin yarısı ışıklandırıldığında biz buna ilk çeyrek ay deriz. Bu isim kameri ay boyunca ayın yolun dörtte birinde olduğu gerçeğine dayanmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Odalardan birinde bir saat var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Şu resimlerin herhangi birinde misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Adli tabip cesetlerden herhangi birinde herhangi bir ateşli silah yarası bulmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkaya yakın masalardan birinde oturalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Belki bu günlerden birinde konuşacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom masalardan birinde oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu günün birinde ödeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu günlerin birinde seni görmeye gelebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom diğer odalardan birinde kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir cümle, şişe içindeki bir mektup gibidir: günün birinde çevrilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, başkanın resmi gezilerinden birinde oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom günün birinde onu yapacağını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Boston'un en pahalı otellerinden birinde bir süit kiraladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary, Boston'un en lüks otellerinden birinde bir oda kiraladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversite derslerimin birinde bu adamla tanıştım ve arkadaş olduk.
Tom, Park Caddesi üzerinde otellerden birinde kaldı.
Bu günlerden birinde beni ara.
Şu an için yeni görevinize katlanmalısın. Sana bugünlerden birinde daha iyi bir yer bulacağım.
Günün birinde buluşmalıyız.
Onu günün birinde yapmak istiyorum.
Tom, kasabada en popüler restoranlarından birinde çalışıyor.
Tom, kasabanın en popüler restoranlarından birinde çalışıyordu.
Tom, şehrin en popüler restoranlarından birinde çalışıyor.
Kendimi belki günün birinde seninle evleneceğimi düşünmekten alamıyorum.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.
Nuh altı yüz bir yaşındayken, birinci ayın birinde yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.
Ülke tarihinde yaşanmış en büyük trajedilerden birinde kurbanların sayısı her geçen gün artıyor.
Her iki evden birinde araba var.
Masalardan birinde dört kadın lafa girdi.
Her takıma etaplardan birinde bir rakip verildi.
Mekanlardan birinde polis uyuşturucu da buldu.
Son dakikada roketin soğutma sıvısı depolarından birinde küçük bir sızıntı tespit edildi, bu nedenle maalesef fırlatma iptal edilmek zorunda kaldı.
Biz plaj yakınındaki otellerden birinde kaldık.
Sahildeki otellerden birinde kaldık.
Alberto köşelerden birinde duruyordu.
Alberto köşelerden birinde dayanıyordu.